Osman Baydemir Websitesi
Osman Baydemir‘in kim olduÄŸu, Diyarbakırda (Diyar-ı Bekir) neler yaptığı, kimlere hizmet ettiÄŸi v.s. v.s. bunlarla ilgili söylenecek çok ÅŸey var ama buradan dillendirmeyi gerçekten istemiyorum. Habertürk’ün internet sitesinde yayınlanan haberde (haberi altta izleyebilirsiniz) osmanbaydemir.com‘un hacklendiÄŸi ve Osman Baydemir‘in gerçek icraatlarının anlatıldığı bir vidyo yerleÅŸtirildiÄŸi ifade ediliyor. Haberde bence eksik olan bir nokta, bu sitenin zaten Osman Baydemir‘e ait olmadığı ve siteyi hazırlayan kiÅŸiler tarafından alınmış olduÄŸu gerçeÄŸi. Dolayısıyla ortada bence sitenin hacklenmesi gibi bir durum yok. Sitenin içeriÄŸi hakaret içerse de, CyberProtest grubu benim ziyaret etmekten memnun olduÄŸum güzel bir çalışma yapmışlar.
Bu yazıyı kapatmadan önce, Türkiye’nin doÄŸusunda PKK sorunu çıktığı zaman avrupaya iltica eden, orada ulaÅŸtıkları entellektüel seviyeyle, geride bıraktıkları milletdaÅŸlarının ilm-i olarak ilerlemelerini saÄŸlamak yerine; kansız terörist başı Abdullah Öcalan, PKK’nın siyasi aÄŸzı Ahmet Türk, Leyla Zana ve Osman Baydemir gibi kürt milleti için gelecekte hiçbir nitelik taşımayacak kiÅŸileri destekleyen avrupadaki kürtlere buradan seslenmek istiyorum:
- İsmi geçen Abdullah Öcalan, Ahmet Türk, Leyla Zana, Osman Baydemir gibi kişilerin avrupada lobisini yapıyorsunuz.
- AB’den gelen temsilcilerin Türkiye’ye geldikleri zaman sanki Türkiye’nin doÄŸusunda kürt katliamı yapılıyormuÅŸ da onları kurtarmaları gerekiyormuÅŸ gibi Diyar-ı Bekir’i ziyaret etmelerine neden olup Türkiye’nin imajını zedeliyorsunuz.
- PKK ve kürdistan yanlısı, Türkiye ve Türk ordusu aleyhindeki websitelerin fikir kaynağı, kuruculuğunu ve lojistik desteğini üstleniyorsunuz.
- PKK ve Türkiye’nin doÄŸusunu da içine almaya çalıştığınız kürdistanın kurulması aleyhinde yayın yapan sitelere saldırıp göçertmeye çalışıyorsunuz.
Kürdistan ile ilgili siteler çoÄŸunlukla avrupa kaynaklı kürtler tarafından desteklenirken, PKK lehinde, Türkiye aleyhinde web siteleri Türkiye’de yaÅŸayan PKK destekçisi kürtler gerçekleÅŸtiriliyor. İki tarafa da; girdiÄŸiniz bu mücadele ile milletdaÅŸlarınızın da içinde bulunduÄŸu Türkiye gemisine zarar vermekten baÅŸka hiçbirÅŸey yapmıyorsunuz. Yaptığınız her hareket Türkiye’nin birlik ve beraberliÄŸinin dibine bir tane daha dinamit yerleÅŸtirmekten öteye gitmiyor. Umarım bir an evvel içine girdiÄŸiniz bu çalışmalardan vazgeçer, Türkiye’nin doÄŸusundaki kürt kardeÅŸlerimizi; PKK gibi, DTP gibi, türklük-kürtlük problemi gibi bahanelerle provoke etmek yerine, kendilerine ilk yardım gibi yetiÅŸip eÄŸitim, yaÅŸam seviyesi ve ufuk kazandırma yönünden yardımcı olursunuz.
Habertürkde yayınlanan Osman Baydemir haberleri
Benzer yazılar:

Temmuz 22nd, 2007 at 7:47 am
PARA İLE ALINMADI BU VATAN.. ATALARIMIZN DEDELERİM DAMLA DAMLA KANLARIYLA ÖDENDİ BEDELİ. SADECE TÜRKLER SAVAŞMADI KÜRDÜ,LAZI ÇERKEZİ,KARAPAPAĞI,ALEVİSİ SÜNNİSİ HERKEZ KANIYLA ÖDEDİ BEDELİNİ.600 KÜSÜR YIL İSLAMİYETİN SANCAĞINI TAŞINIŞ OSMANLI KANIYLA ÖDEDİ.AMA BUGÜN KENDİNE KÜRT DİYEN BU KİŞİLER DÖKÜLEN KANLARI ATALARININ DEDELERİNİN Bİ ZAMANLAR ALLAH UĞRUNDA VATAN UĞRUNDA ŞEHİT OLDUKLARINI UNUTARAK DIŞ GÜÇLERİN POF POFLAMARIYLA SÖZDE BİR DEVLET KURMAK İSTİYORLAR.
AMA BİLMİYORLAR Kİ BU DIŞ GÜÇLER IRAK GİBİ ONLARIDA PARÇALAYACAK IRAKIN PETROLİNE EL KOYAN SÖZDE BARIŞ YANLILARI YARIN SİZLERİZDE SU KAYNAKLARINA EL KOYACAK TARLANIZ DAKİ EKİNİ AHIRINIZDA Kİ HAYVANINIZI ALACAK. SANMAYIN Kİ SADECE BUNLARLA KALACAĞINI.NAMUSUNUZA BİLE EL KOYACAK.
KENDİ ÇIKARLARINI ÜSTE TUTAN BU BAYDEMİR DENEN ADAM NEREDE OLACAK O ZAMAN AMERİKADAMI ,İNGİLTEREDE Mİ, SİZ NEREDE OLACAKSINIZ? YİNE GÜZEL VATANIM TÜRKİYEDE.
BAYDEMİR DENEN ADAM TÜRKLERE NE KÜRKLERE NEDE ALLAHA HİZMET EDİYOR. ALLAH (C.C)DER Kİ: DEVLET BÜYÜKLERİNE İTEAT BİZİM EMİRLERİMİZE İTEATDİR.
TABİ BUNUN ÖNEMİ TÜRKLER,KÜRTLER,LAZLAR vs BİLİR.
ERMENİ UŞAKLARI YAHUDİ TOHUMLARI BİLEMEZLER.
SEN BAYDEMİR EFENDİ. KİMİN UŞAĞIYSAN GİT ONUN YANINDA UŞAKLIK ET. BU VATANIN SEN VE SENİN GİBİLERE ARTIK TAHAMMÜLÜ YOK.
Temmuz 20th, 2007 at 12:45 pm
Bu Ülkeyi bölmek isteyen kansızlar her zaman olacaktır. Bunu hiç bir zaman unutmayalım. Osman Baydemir gibi bu ülkenin bölünmesi için çabalayan kişiler her zaman bulunmalıdır. Çünkü bu sayede bizler de vatan düşmanlarına karşı daima uyanık olacağız. osman baydemir,apdullah öcalan,gibiler ortaya çıkınca bizler asırlar boyu dostumuz sandığımız birçok kesimin hiç de dostumuz olmadıklarını öğrendik. Şunu hiç unutmayalım. Allahın yarattığı her canlı belirli karakterleri taşır. Kanı bozuk insanlar her zaman bu kanı bozukluklarını göstereceklerdir. Bu insanların soyuna baktığınızda mutlaka soylarının aynı ihanetlari gösterdiklerini görürsünüz. Eğer yakın tarihlerde karşılaşamazsanız bu durum içlerinde iyilerin de olabileceğinden değil kendilerini ifade edecekleri ortamı bulamadıklarındandır. Nasıl ki, hepimizin vücudunda verem mikrobu vardır. Ancak biz güçlü olduğumuz sürece verem hastası olmayız. Tarihimizi iyi okuduğumuz zaman bu düşmanları hep göreceğiz. Bazı insanlarda vardır ki kendileri hiç birşey yapamazlar başkaları bunları yönlendirir. Bunlar da koyun gibi onun arkasından giderler. Toplumumuzun içinde böyleleri hep olacaktır. Bize düşen Görev hep uyanık olmalı ve çok çalışmalı tarihimizi iyi okumalıyız.Kürt kardeşlerimizin içindeki bu kanı bozukları temizleyip onların vücudunu da mikroptan arındırmak bizim görevimizdir. Unutmayalım ki Kürt kardeşlerimizi ayaklanmış gibi göstermek işteyen Üniversite profları, iş adamları, Medya patronları Aydın diye yutturulmaya çalışılanlar ( çeşitli ödül verilenler)Hep olacaklardır. Bizler, Ortaya çıkan bu kansızlara karşı tavır aldığımız sürece endişelenecek bir durum yoktur. Bu mikroplar bünyemizde yaşadığı sürece de vücudumuzda hastalık belirtileri hep olacaktır. Bunları kumanda eden İngilz Ajanlarının memleketine bakarsanız her yönden bizim yurdumuzdan çok kötüdür.Karakter itibarıyla korkak olan insanlar hilekar olurlar. Korkak Avrupalı Çeşitli oyunlarla bizi yok edip yurdumuzu ele geçirmek istemektedir. Olay sadece budur.Avrupa BirliğiOyunları, AKP nin Ayak oyunları Akp yi destekleyen çevrelere baktığınızda bu çevrelerin şanlı ordumuzdan rahatzız oldıklarını görürsünüz. Akp de ordumuzdan rahatsız olduğuna göre her şey ortadadır. Keşke bu kansızlara karşı daha öce uyansaydık da bu kadar çoğalmasalardı.
Temmuz 18th, 2007 at 4:17 am
diyeceğim 2 çift söz var.
Kuranda bir ayet vardır.
”Her kimki ülkesine vatanına dinine diline ihanet eder o insanın katli vaciptir.”
vede ünlü bir vecize
”bir ülkenin yükselmesinin en iyi yolu,kendi içindeki hainleri büyük küçük demen katletmektir.”
bu iki laf sanırım herşeyi anlatır.
Bu ülkeye ihanet edenler elbetki cezasız kalmaz.Allah zaten diğer tarafta bizzat cehennemin dibine atacak ama biz burda niye birşeyler yapmayalım ki?
Mesela toplu halde infaz.Büyük küçük ayırt etmeden.
Temmuz 18th, 2007 at 12:32 am
olayları çok basit değerlendiriyorsunuz pkk nın düşüncelerini anlamak da sizin kapasitenizi zorlar medyadan duyduklarınızla gelip buralarda siyaset yapmayın
Temmuz 14th, 2007 at 2:45 am
Musa AKKAÅž HABER58.COM
AKP–TERÖR VE PKK
11.07.2007
Silah Sivil halka yöneltiliyor, beşikteki çocuklar katlediliyorsa, trenler, otomobiller uzaktan kumandalı mayınlarla havaya uçurulmak isteniyorsa, çarşıya, pazara, intihar saldırıları düzenlenerek bombalar patlatılıyorsa; Terörün vicdanı, merhameti, dinide yok demektir.
Başkent Ankara’nın merkezinde, insanların tedavilerini yaptırmak için geldiği Ankara’da, limon satıp evine döneceği bir vakitte, hain bir saldırının yapılmasının insani ve vicdani izahı olamaz.
23 yıldır Türkiye’yi insanımızı bölmeye çalışan ve binlerce kahraman Türk evladını şehit eden terör belası son günlerde daha fazla kendini göstermeye başladı. Vatan hainleri yine işbaşında. Her gün bir-iki gencimizi toprağa veriyoruz. Eli kanlı terör örgütü PKK dış güçlerinde kışkırtmasıyla hain emellerini gerçekleştirmek için çaba sarf ediyorlar.
Terör, kapkaç ve şiddet ülkemizde hemen, hemen her gün can almakta, vatandaşlarımızın malları zarar görmektedir. Tablo iç açıcı değildir. Terör konusunda izlenen pasif politikalar ve terörün tırmanışı karşısında dışa bağımlı hareket etmenin ülkeye fayda getirmediği artık görülmektedir. Hükümet terör konusunda sınıfta kalmıştır. Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN bölünmeyi bir tehlike, etnik ayrışmayı ise tehdit olarak algılamadığı için olsa gerek bölücülük ve terörle mücadeleyi önemsememiş hatta demeçleri ile bölücülüğü heveslendirip heyecanlandırmıştır. Bugün geldiğimiz noktada 2002 yılında sıfıra yaklaşan eylemler yeniden artmış ve her gün bir-iki şehit haberi duyulmaya başlamıştır.
Türk Milleti, Anadolu’yu vatan yaparken ve bu coğrafyada yüzyıllardır varolma mücadelesi verirken, bunun bedelini de canıyla ödemiştir.
Dün olduğu gibi bugün de vatan evlatları, Türk Milletinin devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü uğruna toprağa düşmektedir. Hiç düşünmeden, arkalarında ailelerini, çocuklarını, eşlerini, analarını, babalarını ve tüm sevdiklerini bırakarak gitmektedirler. Türk Milleti de toprağa düşen vatan evlatlarına son görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Dua ve hayır niyazlarla “ölümsüzleri� uğurlamaktadır. Artan terör olayları karşısında yeterli tedbirleri almayan, terör destekçisi unsurlara tolerans gösteren bütün sorumlulara da haklı ve demokratik tepkilerini göstermişlerdir. Tekbir getirmişlerdir, PKK aleyhine sloganlar atmışlardır, sorumlular göreve davet edilmiştir. Bunlar yapılırken, şehit cenazelerindeki hükümet aleyhine gösterilen tepkiler farklı bir yöne çekilmeye başlanmıştır. İnsanlarımız ortak bir acıyı paylaşmak için bir araya gelmelerini; üzüntülerini ve tepkilerini dillendirmelerini sorgulamak ve değersizleştirmek iyi niyetli bir yaklaşım değildir.
İktidarın çaresizliği yüzünden, ülkemizde her gün ana baba kuzuları şehit oluyor, toprağa veriliyor.
Her şeye karşı tepkisiz hale getirilen Türk Milleti bunlara da mı susacak? Bunlara da mı göz yumacak? Bunlara da mı tepki vermeyecek? Bu Milli tepkinin adı ne zamandan beri “siyaset yapmak oldu?
PKK’lıları devletin kurumlarında ağırlayanlar, yemekli toplantılar yapanlar, şehitlerin cenazesine katılıyor , bu siyaset yapmak olmuyor ama şehitlerin ana-babası ve yavrusu ile ağlayan, bağıran gençler-insanlar şehitleri istismar ediyorlar, öyle mi?
Türk Milleti ve şehit aileleri şehidini, evladını istediği şekilde uğurlamak istiyorsa, bu engellenmemelidir.
Şehit cenazelerinde atılan sloganlar ve tekbirlerin inançlarımıza göre uygun olmadığı ve yapılan törenlerde bunun yanlış olduğu açıklamaları, şehit yakınlarını, şehitlere sahip çıkan kesimleri incitmekte ve üzmektedir. Bu yönde yapılan açıklamaları talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyorum.
Şehitlere sahip çıkmak ülkeye sahip çıkmaktır, atılan sloganlar getirilen tekbirler neden siyasi iradeyi bu kadar rahatsız ediyor, doğrusu bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Şehit törenlerinde slogan atmak, tekbir getirmek yanlış ise bu tüm törenleri inkar anlamına gelir ki, buna da kimsenin hakkı yoktur. Şehitlerimiz bu milletin değerleri için çarpıştı ve şehit oldu aziz şehitlerimizin ve milletimizin arzu ettiği şekilde uğurlanması onlara yakışandır.
“Tekbir getirmeyin, slogan atmayın� gibi açıklamalar hiç kimseye bir iyilik sağlamaz. Bu tür davranışlarla milli ve manevi refleksler yok edilir. Tepkisiz toplumlar oluşturulur ki, buna kimsenin hakkı da olmamalıdır.
Kimse unutmasın ki; Türk toplumu zamanı geldiğinde “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir� terslemesi ile bölücü başı Apo’ya “Sayın� ve şehitlerimize “kelle� tabirini uygun gören zihniyetin yaklaşımı ile “Benim yavrum neden öldü� diyerek sitem eden şehit ailesine telefonla taziyede bulunup bulunmadığı sorulduğunda, Başbakan’ın “Arayıp ta bunlarımı dinleyeceğim� umursamazlığını sorgulayacaktır.
Şunları da sorgulayacaktır. İçinde bulunduğumuz hassas günlerde adeta halkı askere karşı kışkırtmak istercesine “Erlerimiz savaşıyor-ölüyor, subaylarımız nerede?� başlığı altında, “er çok ölüyor-subay niye az ölüyor� demek isteyenleri sorgulayacaktır. Ertesi gün PKK terör örgütü ile mücadele de bir yarbay, bir binbaşı ve de bir er ile bir de korucumuzu şehit verdik. Herhalde bu gazetecinin yüreği soğumuştur. Bunlar art niyetliler, bunlar gaflet uykusunda olanlardır. Güya bunlar dindarlardır.
Terörü önlemek için kararlı olmak lazım. Bu kararlılıkta AKP iktidarında yoktur. Devletin kurumlarına saldırılar düzenlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel kavramları her gün aşındırılmıştır, Türk kimliği tartışılır hale getirilmiştir. Başbakan Erdoğan Türkleri sürekli Türkiye’yi oluşturan 36 etnik gruptan biri olarak tanımlamış, Diyarbakır’da Kürt sorunu var demiş, ülkemizi kimlik karmaşası içinde göstermiştir. AKP iktidarı süresince Türkiye dış politika da hep kaybetmiştir. Türkiye Milli kararlar alırken AB’nin ABD’nin ağzına bakar hale gelmiştir. AKP Avrupa birliği zorbasına karşı çaresizmiş şekilde teslimiyetçi bir politika izlemektedir. Her ne pahasına olursa olsun Avrupa birliği’ne girmek gibi bir misyon oluşturan iktidar sahipleri; Vatanın ve Milletin bütünlüğünü hiçe sayarak, AB’nin dayattığı Öcalan projelerini bir-bir hayata geçirmektedir. Teröristler de bundan cesaret almaktadır.
Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde olanlara Atatürk’ün şu vecizesini hatırlatmayı bir görev addediyorum;
“Efendiler!
_ _ _ _ _ _ Vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki; hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.�
Terörün kaynağı kurutulmamış, özellikle Irak’ın kuzeyinde açık zafiyet doğmuştur. Bu bölgedeki oluşuma zamanında müdahale edilmemiş, Türkiye ve güney doğusu 2 aşiret reisinin müdahalesine maruz kalmıştır. Hükümet askerin gerektiğinde Irak’ın kuzeyine müdahale edebilmesi için gerekli izini bir türlü meclisten çıkarmamıştır.
Bununla ilgili kamuoyu yanlış yönlendirilmiştir. Başbakan Tayip Erdoğan, sınır ötesi operasyonla ilgili açıklamalar yaparak sınır ötesi operasyonunun en son düşünülmesi gerektiğini belirterek “İçerdeki 5 bin terörist bittimi mi ki dağlardaki da ki 500 ile uğraşalım� demiştir. Daha sonra başbakan bu rakamları içeride bin 500, sınır dışında 3 bin 500 diyerek düzeltme yapmıştır. Bunlar bir devlet adamına, bir başbakana yakışmamıştır.
Başbakanın sınır ötesi operasyonun yapılmamasına hemen kendi gibi düşünenlerden destek gelmiştir. TÜSİAD, sınır ötesi operasyon senaryolarına ilişkin “ümit ediyoruz ki Türkiye, bu duruma itilmez, böyle bir şeyi yapmak zorunda kalmaz. Ama bu tür gelişmeler olursa tabii bunların ekonomi piyasalarında, finansal piyasalarda olumsuz etkileri olabilir� diyerek, şehit olan vatan evlatları göz ardı edilmiştir. ABD dışişleri sekreteri Condoleezza Rice’dan da sınır ötesi operasyonunun Irak ve Türkiye için iyi olmayacağı açıklaması gelmiştir. PKK sürekli ABD’ye şikayet edilmiştir. ABD’den yardım istenmiştir. ABD’den sözler alınmış, sözler tutulmamıştır. Kuzey Irak’a girmemek adına para karşılığı sözleşmelere imza konulmuştur.
14 Kasım 2006 Tarihinde 250 bin Mehmetçik sınıra gönderilmiş, müdahale edilecek ken, ABD’den PKK meselesini biz çözeceğiz sözü alınmış, müdahale ertelenmiş, çözüm bulunamamıştır.
Siyasi ve ekonomik çıkarlar hayati çıkarların önüne geçirilmiştir. Hükümet Güneydoğu Milletvekillerinin feodal ağaların, tarikat liderlerinin ve malum danışmanların paralelinde davranmıştır.
Yıl 2007 sınır ötesi operasyonu hala tartışılıyor. ABD “aman ha, sakın ha sınır ötesi operasyon yapmayınız� diyor. (AB)’ de böyle bir müdahale olursa, Türkiye AB’ne girmeyi unutsun diyor.
Bize bunları söyleyenlere şunu sormak lazım. “Amerika, Irak’a girdiğinde niçin sesiniz çıkmadı? ABD’de “demokrasiyi getireceğiz dediniz, orayı kan gölüne çevirdiniz, demokrasi geldi mi? Niçin girdiniz? Aranızda binlerce km olmasına rağmen, Irak’ı ve liderini kendiniz için tehlike olarak gördünüz. İnsanları katlettiniz idam ettiniz. Peki ya her gün bir-iki vatan evladını şehit eden terörist PKK’yı tehlike olarak görmüyormusunuz, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonuna hayır, ama siz Irak’a girince iyi, öylemi. Bu mu demokrasi, bu mu insan hakları. Durum ortada herkes dost, düşman şunu iyi bilmeli; Amerika artık bizim müttefikimiz değil. Onlar taraf. Onlar PKK’nın yanında. Amerika bizim dostumuz değil, düşmanımız. Nerede Türkiye aleyhinde bir faaliyet varsa batılı müttefiklerimiz ve Amerika o işin içinde ve başında yer alıyor. ABD’de açıkça PKK’ya destek veriyor. ABD, hükümetin teslimiyetçi politikalarından yaralanarak hava sahamızı kullanıyor,incirlik üssümüzü kullanıyor, habur sınır kapısının açık olmasından dolayı peşmerge, çapulcu Barzani’nin Türkiye’den para kazanması sağlanıyor.
Artık bu gidişe mutlaka “DUR� demenin zamanı gelmiştir.
Türk askeri mutlaka kuzey Irak’a girmelidir. Türk dostunu ve düşmanını bilmelidir.
AKP iktidarına 22 Temmuz’da hak ettiği ders verilmelidir.
Vatan topraklarından beslenmesine karşın “Vatan� kavramına yabancılaşan nankörlerin, ihanetleri bedelsiz kalmamalıdır. Ülkemizi kemirmeye çalışan farelere, şehitlerimizin kanını içmeye yeltenen vampirlere göz yumulmamalı; toprağımıza, bayrağımıza uzanan eller mutlaka kırılmalıdır.
Unutulmasın ki; Türk Milleti Bölünemez, parçalanamaz, yok edilemez. Milletimizin içine nifak tohumları ekmeye çalışanlar ve Türk Milletini kamplara bölmek isteyenler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Akıttıkları kanda bir gün boğulacaklardır.
Bu Makale 258 Defa Okundu Makaleyi Yorumla | Makaleyi Yazdır
Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (0) Bu Makaleyi Arkadaşına Gönder
Yazarın DiÄŸer Makaleleriniz Görmek İçin Seçiniz AKP–TERÖR VE PKK PKK GERÇEĞİ KADROLAÅžMA YOK DİYENLERE ATAM İZİNDEYİZ, EMANETİNİN BEKÇİSİYİZ… 23 NİSAN BELEDİYE BAÅžKANININ HIYANETİ VEYA İHMALİ… TÜRKİYE SATILIYOR MU? RESİM SERGİSİNİN ANLATTIKLARI TÜRKİYE’Yİ YAÅžATMAK, ZORUNDAYIZ. SİVAS KENT KONSEYİ TARTIÅžILAN MİLLİYETÇİLİK VATAN DEDİĞİMİZ YER.
Temmuz 13th, 2007 at 12:58 am
Musa AKKAÅž HABER58.COM
AKP–TERÖR VE PKK
11.07.2007
Silah Sivil halka yöneltiliyor, beşikteki çocuklar katlediliyorsa, trenler, otomobiller uzaktan kumandalı mayınlarla havaya uçurulmak isteniyorsa, çarşıya, pazara, intihar saldırıları düzenlenerek bombalar patlatılıyorsa; Terörün vicdanı, merhameti, dinide yok demektir.
Başkent Ankara’nın merkezinde, insanların tedavilerini yaptırmak için geldiği Ankara’da, limon satıp evine döneceği bir vakitte, hain bir saldırının yapılmasının insani ve vicdani izahı olamaz.
23 yıldır Türkiye’yi insanımızı bölmeye çalışan ve binlerce kahraman Türk evladını şehit eden terör belası son günlerde daha fazla kendini göstermeye başladı. Vatan hainleri yine işbaşında. Her gün bir-iki gencimizi toprağa veriyoruz. Eli kanlı terör örgütü PKK dış güçlerinde kışkırtmasıyla hain emellerini gerçekleştirmek için çaba sarf ediyorlar.
Terör, kapkaç ve şiddet ülkemizde hemen, hemen her gün can almakta, vatandaşlarımızın malları zarar görmektedir. Tablo iç açıcı değildir. Terör konusunda izlenen pasif politikalar ve terörün tırmanışı karşısında dışa bağımlı hareket etmenin ülkeye fayda getirmediği artık görülmektedir. Hükümet terör konusunda sınıfta kalmıştır. Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN bölünmeyi bir tehlike, etnik ayrışmayı ise tehdit olarak algılamadığı için olsa gerek bölücülük ve terörle mücadeleyi önemsememiş hatta demeçleri ile bölücülüğü heveslendirip heyecanlandırmıştır. Bugün geldiğimiz noktada 2002 yılında sıfıra yaklaşan eylemler yeniden artmış ve her gün bir-iki şehit haberi duyulmaya başlamıştır.
Türk Milleti, Anadolu’yu vatan yaparken ve bu coğrafyada yüzyıllardır varolma mücadelesi verirken, bunun bedelini de canıyla ödemiştir.
Dün olduğu gibi bugün de vatan evlatları, Türk Milletinin devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü uğruna toprağa düşmektedir. Hiç düşünmeden, arkalarında ailelerini, çocuklarını, eşlerini, analarını, babalarını ve tüm sevdiklerini bırakarak gitmektedirler. Türk Milleti de toprağa düşen vatan evlatlarına son görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Dua ve hayır niyazlarla “ölümsüzleri� uğurlamaktadır. Artan terör olayları karşısında yeterli tedbirleri almayan, terör destekçisi unsurlara tolerans gösteren bütün sorumlulara da haklı ve demokratik tepkilerini göstermişlerdir. Tekbir getirmişlerdir, PKK aleyhine sloganlar atmışlardır, sorumlular göreve davet edilmiştir. Bunlar yapılırken, şehit cenazelerindeki hükümet aleyhine gösterilen tepkiler farklı bir yöne çekilmeye başlanmıştır. İnsanlarımız ortak bir acıyı paylaşmak için bir araya gelmelerini; üzüntülerini ve tepkilerini dillendirmelerini sorgulamak ve değersizleştirmek iyi niyetli bir yaklaşım değildir.
İktidarın çaresizliği yüzünden, ülkemizde her gün ana baba kuzuları şehit oluyor, toprağa veriliyor.
Her şeye karşı tepkisiz hale getirilen Türk Milleti bunlara da mı susacak? Bunlara da mı göz yumacak? Bunlara da mı tepki vermeyecek? Bu Milli tepkinin adı ne zamandan beri “siyaset yapmak oldu?
PKK’lıları devletin kurumlarında ağırlayanlar, yemekli toplantılar yapanlar, şehitlerin cenazesine katılıyor , bu siyaset yapmak olmuyor ama şehitlerin ana-babası ve yavrusu ile ağlayan, bağıran gençler-insanlar şehitleri istismar ediyorlar, öyle mi?
Türk Milleti ve şehit aileleri şehidini, evladını istediği şekilde uğurlamak istiyorsa, bu engellenmemelidir.
Şehit cenazelerinde atılan sloganlar ve tekbirlerin inançlarımıza göre uygun olmadığı ve yapılan törenlerde bunun yanlış olduğu açıklamaları, şehit yakınlarını, şehitlere sahip çıkan kesimleri incitmekte ve üzmektedir. Bu yönde yapılan açıklamaları talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyorum.
Şehitlere sahip çıkmak ülkeye sahip çıkmaktır, atılan sloganlar getirilen tekbirler neden siyasi iradeyi bu kadar rahatsız ediyor, doğrusu bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Şehit törenlerinde slogan atmak, tekbir getirmek yanlış ise bu tüm törenleri inkar anlamına gelir ki, buna da kimsenin hakkı yoktur. Şehitlerimiz bu milletin değerleri için çarpıştı ve şehit oldu aziz şehitlerimizin ve milletimizin arzu ettiği şekilde uğurlanması onlara yakışandır.
“Tekbir getirmeyin, slogan atmayın� gibi açıklamalar hiç kimseye bir iyilik sağlamaz. Bu tür davranışlarla milli ve manevi refleksler yok edilir. Tepkisiz toplumlar oluşturulur ki, buna kimsenin hakkı da olmamalıdır.
Kimse unutmasın ki; Türk toplumu zamanı geldiğinde “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir� terslemesi ile bölücü başı Apo’ya “Sayın� ve şehitlerimize “kelle� tabirini uygun gören zihniyetin yaklaşımı ile “Benim yavrum neden öldü� diyerek sitem eden şehit ailesine telefonla taziyede bulunup bulunmadığı sorulduğunda, Başbakan’ın “Arayıp ta bunlarımı dinleyeceğim� umursamazlığını sorgulayacaktır.
Şunları da sorgulayacaktır. İçinde bulunduğumuz hassas günlerde adeta halkı askere karşı kışkırtmak istercesine “Erlerimiz savaşıyor-ölüyor, subaylarımız nerede?� başlığı altında, “er çok ölüyor-subay niye az ölüyor� demek isteyenleri sorgulayacaktır. Ertesi gün PKK terör örgütü ile mücadele de bir yarbay, bir binbaşı ve de bir er ile bir de korucumuzu şehit verdik. Herhalde bu gazetecinin yüreği soğumuştur. Bunlar art niyetliler, bunlar gaflet uykusunda olanlardır. Güya bunlar dindarlardır.
Terörü önlemek için kararlı olmak lazım. Bu kararlılıkta AKP iktidarında yoktur. Devletin kurumlarına saldırılar düzenlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel kavramları her gün aşındırılmıştır, Türk kimliği tartışılır hale getirilmiştir. Başbakan Erdoğan Türkleri sürekli Türkiye’yi oluşturan 36 etnik gruptan biri olarak tanımlamış, Diyarbakır’da Kürt sorunu var demiş, ülkemizi kimlik karmaşası içinde göstermiştir. AKP iktidarı süresince Türkiye dış politika da hep kaybetmiştir. Türkiye Milli kararlar alırken AB’nin ABD’nin ağzına bakar hale gelmiştir. AKP Avrupa birliği zorbasına karşı çaresizmiş şekilde teslimiyetçi bir politika izlemektedir. Her ne pahasına olursa olsun Avrupa birliği’ne girmek gibi bir misyon oluşturan iktidar sahipleri; Vatanın ve Milletin bütünlüğünü hiçe sayarak, AB’nin dayattığı Öcalan projelerini bir-bir hayata geçirmektedir. Teröristler de bundan cesaret almaktadır.
Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde olanlara Atatürk’ün şu vecizesini hatırlatmayı bir görev addediyorum;
“Efendiler!
_ _ _ _ _ _ Vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki; hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.�
Terörün kaynağı kurutulmamış, özellikle Irak’ın kuzeyinde açık zafiyet doğmuştur. Bu bölgedeki oluşuma zamanında müdahale edilmemiş, Türkiye ve güney doğusu 2 aşiret reisinin müdahalesine maruz kalmıştır. Hükümet askerin gerektiğinde Irak’ın kuzeyine müdahale edebilmesi için gerekli izini bir türlü meclisten çıkarmamıştır.
Bununla ilgili kamuoyu yanlış yönlendirilmiştir. Başbakan Tayip Erdoğan, sınır ötesi operasyonla ilgili açıklamalar yaparak sınır ötesi operasyonunun en son düşünülmesi gerektiğini belirterek “İçerdeki 5 bin terörist bittimi mi ki dağlardaki da ki 500 ile uğraşalım� demiştir. Daha sonra başbakan bu rakamları içeride bin 500, sınır dışında 3 bin 500 diyerek düzeltme yapmıştır. Bunlar bir devlet adamına, bir başbakana yakışmamıştır.
Başbakanın sınır ötesi operasyonun yapılmamasına hemen kendi gibi düşünenlerden destek gelmiştir. TÜSİAD, sınır ötesi operasyon senaryolarına ilişkin “ümit ediyoruz ki Türkiye, bu duruma itilmez, böyle bir şeyi yapmak zorunda kalmaz. Ama bu tür gelişmeler olursa tabii bunların ekonomi piyasalarında, finansal piyasalarda olumsuz etkileri olabilir� diyerek, şehit olan vatan evlatları göz ardı edilmiştir. ABD dışişleri sekreteri Condoleezza Rice’dan da sınır ötesi operasyonunun Irak ve Türkiye için iyi olmayacağı açıklaması gelmiştir. PKK sürekli ABD’ye şikayet edilmiştir. ABD’den yardım istenmiştir. ABD’den sözler alınmış, sözler tutulmamıştır. Kuzey Irak’a girmemek adına para karşılığı sözleşmelere imza konulmuştur.
14 Kasım 2006 Tarihinde 250 bin Mehmetçik sınıra gönderilmiş, müdahale edilecek ken, ABD’den PKK meselesini biz çözeceğiz sözü alınmış, müdahale ertelenmiş, çözüm bulunamamıştır.
Siyasi ve ekonomik çıkarlar hayati çıkarların önüne geçirilmiştir. Hükümet Güneydoğu Milletvekillerinin feodal ağaların, tarikat liderlerinin ve malum danışmanların paralelinde davranmıştır.
Yıl 2007 sınır ötesi operasyonu hala tartışılıyor. ABD “aman ha, sakın ha sınır ötesi operasyon yapmayınız� diyor. (AB)’ de böyle bir müdahale olursa, Türkiye AB’ne girmeyi unutsun diyor.
Bize bunları söyleyenlere şunu sormak lazım. “Amerika, Irak’a girdiğinde niçin sesiniz çıkmadı? ABD’de “demokrasiyi getireceğiz dediniz, orayı kan gölüne çevirdiniz, demokrasi geldi mi? Niçin girdiniz? Aranızda binlerce km olmasına rağmen, Irak’ı ve liderini kendiniz için tehlike olarak gördünüz. İnsanları katlettiniz idam ettiniz. Peki ya her gün bir-iki vatan evladını şehit eden terörist PKK’yı tehlike olarak görmüyormusunuz, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonuna hayır, ama siz Irak’a girince iyi, öylemi. Bu mu demokrasi, bu mu insan hakları. Durum ortada herkes dost, düşman şunu iyi bilmeli; Amerika artık bizim müttefikimiz değil. Onlar taraf. Onlar PKK’nın yanında. Amerika bizim dostumuz değil, düşmanımız. Nerede Türkiye aleyhinde bir faaliyet varsa batılı müttefiklerimiz ve Amerika o işin içinde ve başında yer alıyor. ABD’de açıkça PKK’ya destek veriyor. ABD, hükümetin teslimiyetçi politikalarından yaralanarak hava sahamızı kullanıyor,incirlik üssümüzü kullanıyor, habur sınır kapısının açık olmasından dolayı peşmerge, çapulcu Barzani’nin Türkiye’den para kazanması sağlanıyor.
Artık bu gidişe mutlaka “DUR� demenin zamanı gelmiştir.
Türk askeri mutlaka kuzey Irak’a girmelidir. Türk dostunu ve düşmanını bilmelidir.
AKP iktidarına 22 Temmuz’da hak ettiği ders verilmelidir.
Vatan topraklarından beslenmesine karşın “Vatan� kavramına yabancılaşan nankörlerin, ihanetleri bedelsiz kalmamalıdır. Ülkemizi kemirmeye çalışan farelere, şehitlerimizin kanını içmeye yeltenen vampirlere göz yumulmamalı; toprağımıza, bayrağımıza uzanan eller mutlaka kırılmalıdır.
Unutulmasın ki; Türk Milleti Bölünemez, parçalanamaz, yok edilemez. Milletimizin içine nifak tohumları ekmeye çalışanlar ve Türk Milletini kamplara bölmek isteyenler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Akıttıkları kanda bir gün boğulacaklardır.
Bu Makale 205 Defa Okundu Makaleyi Yorumla | Makaleyi Yazdır
Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (0) Bu Makaleyi Arkadaşına Gönder
Yazarın DiÄŸer Makaleleriniz Görmek İçin Seçiniz AKP–TERÖR VE PKK PKK GERÇEĞİ KADROLAÅžMA YOK DİYENLERE ATAM İZİNDEYİZ, EMANETİNİN BEKÇİSİYİZ… 23 NİSAN BELEDİYE BAÅžKANININ HIYANETİ VEYA İHMALİ… TÜRKİYE SATILIYOR MU? RESİM SERGİSİNİN ANLATTIKLARI TÜRKİYE’Yİ YAÅžATMAK, ZORUNDAYIZ. SİVAS KENT KONSEYİ TARTIÅžILAN MİLLİYETÇİLİK VATAN DEDİĞİMİZ YER. Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
——————————————————————————–
Temmuz 11th, 2007 at 7:21 pm
OSMAN BAYDEMİR BIR BABADIR KEŞKE HERKES ONUN KADAR CESARETLİ OLABİLSEYDİ KÜFRLÜ KONUŞAN PİSLİKLER SIZ KENDI KALITENIZI ORTAYA CIKARIYORSUNUZ ÜLEN ADAM HEP BARIŞ TAN YANA OLDU ŞEREFSIZLER AYIP YA
Temmuz 10th, 2007 at 7:31 pm
osman baydemir açık seçik olarak pkkya destek vermektedir bunu kimse görmüyormu neden müdahale etmiyorlar bu nasıl hükümet anlamak mümkün değil
Temmuz 10th, 2007 at 7:29 pm
bu devlete kim hainlik yapıyorsa akp nerdeyse madalya takıçak ve avrupa böyle devlet yönetimi olnaz türkiyenin iç emmniyeti yoldan çıkmış hainlerin elinde
Temmuz 10th, 2007 at 7:27 pm
osman baydemir gibi orozpu çoçuğu vatan haini şerefsiz piçe bu hükümet bukadar hainliğine karşı neden harekete geçmeyişi bir aşikardır arkadaşlar