Adnan Oktar ve Bilim Araştırma Vakfı (BAV)



20. ve 21. yüzyılın en büyük intikam ve katliam aracı medya oldu olmaya devam ediyor. Bunu ister şu anda yazmakda olduğum satırlara alet ettiğimi düşünerek değerlendirin, isterseniz de gerçek bir izlenim olarak algılayın. Can alıcı bir örnek olarak gözlemlediğim vereceğim örnek bu ifadenin arkasında yatan temel düşünceyi daha iyi yansıtacaktır umarım. Türkiye’de kime sorsanız Amerika’nın Irak’ta olması insanlık adına büyük bir suçtur ve zulümdür. Ama buraya, Amerika’ya, gelip sokaktaki vatandaşlara “Amerika’nın Irak’ta olması hak mıdır değil midir” diye sorsanız” alacağınız cevap “Amerika Irak’a demokrasi götürüyor, biz onların demokratik hakları için savaşıyoruz” diyorlar ve bununla aslında büyük bir iş başardıklarını ifade etmeye çalışıyorlar. Şaşırıp kalıyorsunuz, sizin apaçık gördüğünüz gözlemlediğiniz gerçekleri bu insanlar göremiyor. Neden? Türkiye’de çok genel bir söylem var, ‘Amerikalıların yarısı aptal diğer yarısı da obez’. Alakası yok. Bu cevabı almanızın en büyük nedeni, bu insanlar akşam evlerine gittiklerinde, kendilerine saatlerce TV kanallarında medya patronlarının insiyatiflerine göre yürüttükleri büyük bir kampanya sunuluyor. Amerika’ya ilk geldiğim sıralarda haberleri izlediğim zaman gözlerime inanamadım. Bu insanlar nasıl olur da Irak savaşını bu şekilde değerlendirir diye kendi kendime kızdım durdum. Irak yetmemiş gibi, sonrasında İsrail’in Lübnan katliamı başladı. Aynı şekilde, İsrail binlerce insan da öldürse yerden göğe kadar haklı görülüyor, inanılır gibi değil diyorsunuz ama Amerikalılara sorduğunuz zaman Jerussalem (Filistin) onlara söz verilmiş topraklardır diyorlar. Bu fikir nereden geliyor tabiki medyadan. Amerika’da bir söz var, eğer uğraştığınız kişi, yahudi zenci bi kadın ise ne istiyorsa yapın eğer mahkemeye giderse herşeyinizi alır diye. Yahudilik, soykırım iddiaları (holocaust) gibi konular dokunulmazlardan. Bunun arkasındaki en büyük neden tahmin edeceğiniz gibi yine ‘medya’.
Dönüp Türkiye’ye baktım, o zaman büyük resim ve küçük resim karşılaştırma yapması daha kolay oluyor. Çünkü Amerika’da uygulanan sistem ve politika Türkiye, Mısır, Ürdün gibi iç dinamikleri olan ülkelerde de aynı şekilde sergileniyor. Buraya ilk geldiğim sıralarda Türkiye’den arkadaşlar ‘Amerikada orijinal bişey varsa söyle biz de Türkiyede yapalım’ diyorlardı. İşte Amerika’ya has en orijinal ürün, “medya katliam ve intikam serisi”, Türkiye’de en canlı bombalı haliyle sergileniyor.
2-3 ay da bir, sansasyonel haberlerle, sanki halkın dini duyguları sömürülüyormuş, inandıkları insanlar aslında sahte şarlatanlardan başka birşey değillermiş gibi lanse ediliyor. Bu seri Kemal Sunal’ın filmleriyle başladı. Onun filmlerinde cami imamlarıyla, hocalarla alay edildi, hafife alındı. Gerici, falcı, insanları kandırmaya çalışan, elinde tesbihiyle, süpürge ucu gibi olmuş iğrenç sakalıyla adeta şeytani görüntüsü olan kişilere hoca, imam misyonu yüklenildi. ‘Ne gelirse hacıdan hocadan gelir’ sözü dilimize yerleşti. Bu şekilde insanların içlerindeki güven duyguları rencide edilidi, ediliyor. Medyada bu şekilde lanse edilen, Fethullah Gülen, Adnan Oktar, Cübbeli Ahmet Hoca bunların ilk başında geliyor. Milyonların hürmet gösterdiği bu kişiler bir kalemde silinerek yerin dibine indirildi. Adil hüküm vermede en temel iki kural: ‘Suçu kanıtlanana kadar suçlanan kişi suçlu değildir’, ‘Herkesin kendini savunmaya hakkı vardır’ kuralları bu kişiler için geçerli olmadı. Bu hocaefendiler hakkında bir haber olduğu zaman, ‘Şeriat hortladı’, ‘Laiklik patladı’, ‘Cumhuriyet öldü’ ve bilumum sloganlarla ana haber bültenleri başatıldı.
Saat 7 haber programları:
Kanald: ‘Evet Sayın Seyirciler Cübbeli hoca olarak bilinen Ahmet …’
atv: ‘İyi akşamlar sayın seyirciler, Fethullah Gülen hocaefendi …’
Show Tv: ‘İyi akşamlar sayın seyirciler, yeni bir haber bülteniyle karşınızdayız. Harun Yahya müstear ismini kullanan Adnan Oktar …’

Psikolojimize yerleşmiş, ana haber bültenleri en kötü ve en kritik haberle başlar. Ana haber bültenleri, bi yerlere atom bombası atılmış, birisi diğerine savaş açmış, bir kaza olmuş da 10′larca kişi ölmüş gibi, ilk sıradan yayınlanır. Bu etki halkın üzerinde oluşturulmaya çalışılıyor.

En tazelerinden olduğu için, Cübbeli Ahmet hoca ile ilgili daha hatırlarsınız sanırım 3-4 ay evvel, 7-8 yaşında kız çocuğuyla aynı denizde yüzdü diye cıngar koptu, Milliyet, Hürriyet çarşaf çarşaf haber yayınladı. Hakkında yapılan karalama kampanyasına cevap vermek için Show tv’ye çıkıp iftiralara cevap niteleğinde konuşma yapmak zorunda bırakıldı.

Aynı senaryo, Adnan Oktar (Harun Yahya) ve onun öncülük ettiği Bilim Araştırma Vakfı (BAV) için de oynandı. Adnan Oktar (Harun Yahya) ve Bilim Araştırma Vakfı (BAV) hakkında hatırlarsanız medyada amansız bir kampanya yapıldı. Bir görüntü de mankenler ağlamaklı, Adnan Oktar bize bunu yaptı şunu yaptı diye konuşuyor, diğer görütülerde polis baskın yapıyor, apar topar Adnan Oktar hapishaneye konuluyor. Bütün kanallar Adnan Oktar aleyhinde yayınlar yapıyor, konuşmacılar çıkartılıyor. Buna güzel örneklerden birisi Milliyet gazetesinin 2 Şubatta internet sitesinde manşetten duyurduğu (http://www.sonofnights.com/milliyet/dunya/2007-02-02.htm) ‘Adnan Oktar bu kez Fransa’yı karıştırdı’ manşetleri. Sanki gittiği her ülkede karmaşa, kargaşa ve kriz yaratan insanlarmış gibi lanse ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde Nokta dergisine yapılan Andıç operasyonu gibi, bir elden yönetiliyor ve bir amaca yönelik. Susturma ve caydırma politikası. Maalesef insanlarımız TV’de gösterilen herşeye inanma meyilinde oldukları için TV kanalları ve dolayısıyla medya patronları bunu en vurucu haliyle kullanıyorlar. Bu kişiler hakkında yapılan saldırılardan ve kampayanlardan sonra tanıdığınız kişilerden en firasetlileri (olayların arka planını görebilen) bile, ‘Adnan Oktar, Fethullah Gülen v.s. v.s. konusunu açmayalım’ v.s. gibi sözler sarfediyor, inanamıyorsunuz. Yeşilcam filmlerinde suçsuz yere hapse atılan anneler gibi ‘masumum, suçlu değilim’ diyorlar, kimse sözlerinize inanmıyor.

Milliyet ve Habertürk internet sitelerinde Fethullah Gülen ve Adnan Oktar ile ilgili yapılan manşetler:
Fethullah Gülen - Habertürk
Adnan Oktar - Habertürk
Adnan Oktar - Milliyet
Fethullah Gülen - Milliyet

Bu yazıyı yazmama esin kaynağı olan Bilişim Araştırma Vakfı anneleri iftiraları yalanlıyor vidyosuna gelmeden önce, Adnan Oktar’ın dünya çapında yaptığı çalışmaları ne kadar takdir ettiğimi ifade etmek istiyorum. Amerika gibi dış ülkelere gelen kişiler bunu daha iyi anlayacaktır eminim. İslamiyetin hristiyanlara anlatımı konusunda, evrim teorisinin yalan olduğu konusunda, bütün kanıtlarıyla bu alemin bir Yaratıcı tarafından yaratıldığı gibi onlarca konuyu anlatmak isteseniz de anlatamayağınız konuları, www.harunyahya.org olsun, www.harunyahya.com olsun, www.jesuswillreturn.com, olsun www.palestiniantragedy.com, www.islamdenouncesterrorism.com sitesiyle olsun daha sayamadığım onlarca siteleriyle milyonlara ulaşıyorlar. Web sitelerinin birçok dilde çevirisi bulunuyor ve bu insanlar bu işi para için yapmıyorlar. Neden mi? Sadece Amerika için söylüyorum, 10′larca DVD’nin bulunduğu paketleri ücretsiz kargo ile birlikte 20-30$’a evinize teslim gönderiyorlar. Böyle bir çalışmadan para kazanılabilir mi? Bunun hiç mi masrafı yok? Ne güzel söylemiş atalarımız, ‘ayinesi iştir kişinin söze bakılmaz’. Bu insanlar canlarını dişlerine takmış hizmet etmek için uğraşıyorlar didiniyorlar. Bir diğer yana bakıyorsunuz, herkese saldıran ama kendi patronlarının yediği haltları yazamayan köşe yazarları (bkz: Emin Çöl….), kendi mal varlıkları ile hiçbir bilgi vermeyen patronlar ve bu insanların devamlı yönlendirdikleri gündemler. Bu büyük hizmeti, Adnan Oktar ve Bilim Araştırma Vakfı aleyhinde yaygaralar koparan, naralar atan kimselerden hangi birisi yapıyor söyler misiniz Allah aşkına?

Adnan Oktar çocuklarımızın ruhunu çaldı

Bilim Araştırma Vakfı’na gönül vermiş yetişkin insanlarla ilgili gündeme atılan iddialarda, ailelerinden zorla alıkoyuldukları, görüştürülmedikleri gibi 30 yaşını geçmiş insanlar için iddia edilebilecek en saçma iftarlardan birisine, bu kişilerin aileleri cevap veriyor. Annelerin bu iftiralara cevap vermek durumunda bırakılması ne kadar pespaye, ne kadar saçma sapan bir durum. 35 yaşında üniversite okumuş insanların beyni nasıl yıkanır? Bu beyinler çarşaf mıdır tabak mıdır, nasıl yıkanır?

Yazıyı kapatmadan evvel ifade etmek istiyorum. Benim Bilim Araştırma Vakfı ile organik hiçbir bağım ve ilişkim yok, çalışmalarını bir müslüman olarak büyük bir hayranlıkla takip ediyorum ve destekliyorum. Dinimizin yayılmasına, duyulmasına ve anlaşılmasına hizmet eden herkese olduğu gibi… Gerçekten inanan her müslümanın yapması gerektiği gibi…

Bilim Araştırma Vakfı annelerinin iftaraları yalanladığı vidyoyu buradan izleyebilirsiniz:

Benzer yazılar:

www.sonofnights.com

40 Responses to “Adnan Oktar ve Bilim Araştırma Vakfı (BAV)”

Sayfalar: « 4 [3] 2 1 » Show All

  1. 30
    Mehmet derki:

    Peki Oktar Babuna o sayfaları kendiliğinden mi hazırladı?

    Eğer Adnan Oktar’ın müridlerinin hazırladığı sitelere bakarsanız, ki hepsi Oktar Babuna’nın sitesinde mevcut, bütün sitelerin bir tek kalemden çıktığını görebilirsiniz.

    Ama bu hazırlanan sitelerin halen ferdi siteler olduğunu ve Adnan Oktar ile uzaktan yakından alakası olmadığını düşünürseniz size “el insaf Mehmet Büyüközer” demekten başka bir cevabım olamaz.

    Bu arada söylemeyi unuttum: Ne kadar ilginçtir ki Adnan Oktar ile uğraşan anne babalara atılan iftiraların hepsi aynı: Anneler ya para karşılığında seks yapıyor, ya da muhabbet tellallığı, babalar yasadışı işlere bulaşmış ve çok büyük miktarda paraları iç etmişler ama ne hikmetse bu muhabbet tellallığı yapıp mankenleri pazarlayan anneler, büyük paraları iç etmiş babalar kalkıp çocuklarından tehdit yoluyla 3-5 kuruş istiyorlar. Bu kadar mı düşünme yetiniz köreldi?

  2. 29
    Mehmet Buyukozer derki:
    Şimdi bu kadar insan Adnan Oktar bey hakkında yorumlar yazdı. Şu ana kadar kimsenin yorumuna karışmadım. Hakaret noktasına kaçan bir iki kişiye sinirlendiğim için, madem bir insan hakkında böyle kafanıza göre şeyler yazabiliyorsunuz, ben de sizin IP adresinizi görünür şekilde yayınlıyorum dedim ve yorumlarının altına yazanın onlar olduğunu göstermesi için onu ekledim. Bunu birilerinden intikam almak gibi bir düşüncem olduğu için değil ama bir noktadan sonra el insaf dediğim için yaptım. Eğer bu kadar rahat birisi hakkında yazabiliyorsanız, sözlerinizin arkasında da durabiliyor olmanız gerekir.

    Yazıya bırakılan yorumlar için benim tarafıma geleyim. Yazımda da ifade ettiğim gibi ne Adnan Oktar beyi ne de yanında bulunan arkadaşlarının hiçbirisiyle el sıkışmış, tanışmış değilim. Buna ister inanınırsınız, ister inanmazsınız keyfiniz bilir. Kendisine ‘bey’ diyorum çünkü sadece youtube’dan vidyolarını izlediğim ve gördüğüm kadarıyla beyefendi bir hali var. Bir yandan böyle birisi var diğer yanda internetten adını soyadını saklayan, email adresi yerine sahte email adresleri yazan birileri birşeyler iddia ediyor belki doğru söylüyor belki de iftira ediyor ama ikisine de eşit uzaklıkta olan birisi olarak bu söylenen bu sözler açıkcası düşüncemi değiştirmiyor.

    Ramazan; Adnan Oktar’ın ve Oktar Babuna’nın yurtdışına çıktığında gitti otellerin, birlikte olduğu hayat kadınlarının elinde isimleri var mı? Bilhassa yurtdışındaki otellerde müthiş izleme, takip sistemleri kullanılıyor, bu kadar iyi bildiğine göre, kendisinin içinde olduğu görüntüler var mı elinde? Diyeceğim şu, Adnan Oktar hakkında yazabildiğiniz kadar yazıyorsunuz. Sizin dediğinizin doğru olduğunu kabul etmemiz gerekiyor çünkü siz kayıtsız şartsız ama KANITSIZ doğruyu söylüyorsunuz. Bir de Adnan Oktar var, televizyonlara çıkıyor hakkında dava açıldığı zaman çıkıyor savunmasını yapıyor. Bir taraf da sizin gibi kaçak dövüşüp çamur at izi kalsın yapanlar var, bir yandan da hakkında bir iddia olduğu zaman arkasından gidip temizlemeye çalışan bir insan var…

    Bunun yanında, Oktar Babuna ve belki yanına aldığı bazı arkadaşlarının şu anda internet üzerinden giriştikleri, kız Kerem v.s. v.s. gibi çok küçük hatta aşağılık denebilecek sitelerden haberim var ve hatta bu konuda ayrı bir yazı hazırlıyordum. Araya giren başka şeylerden dolayı bu yazıyı tamamlayamadım. Eğer Oktar Babuna’nın internet üzerinden giriştiği yıldırma, karalama kampanyalarıyla ilgili birşeyler yazsanız katılırım hatta desteklerim çünkü gözlerimle gördüğüm, şahit olduğum birşeyden bahsediyorsunuz. Ama bunun ucunu uzatıp hayatımda hiç tanışmadığım birisi hakkında karalama kampanyasına çevirirseniz ben buna katılmam.

  3. 28
    Ramazan derki:

    Oktar babuna’ya bakalim;
    butun bu kisilerin sex ihtiyaclari var. kizlar Allah rizasi icin veriyorlar, erkekler de kendi zevkleri icin aliyorlar. oktar sex ihtiyacini yurt disinda BAV konferansi ayagiyla fahiselerle gideriyor, karsiliginda kizkardeslerini Adnan’a pazarliyor. bu yalan degil, yeni cikan butun muritler ayni seyi yapiyorlar. Huma’ya, Tugba’ya ve digerleri sex ihtiyaclarini nasil karsiliyorlar saniyorsunuz? bir bekaret testi yaptirin bakalim. kim onden kim arkadan aliyormus gorunur.

    Oktar Babuna’nın sitelerine bakin, bu adam nasil doktor olmus? internette site kopyalayan bircok program var. Bilmiyor mu bu adam birileri bu sitelerin yorumlari kopyalayabilecegini? Anlayamiyor mu mahkeme de bunlarin delil olarak kullanilabilecegini? uydurduklari isimler gercek isimlerle ayni, tamamen kisiye hakaret.

    bu sitelerin kendi adi ile bagdastigini, dine imana yasak oldugunu anlayamiyor mu bu doktor bozuntusu? Birde utanmadan kendine doktor dedirtiyor. eski sinif arkadaslari kiclari ile guluyordur bu hokkabaza.

    Oktar Babuna bey, sen yemissin ne yiyecegini, sen geri donusu olmayan yola girmisin, abin hapise girdi mi, hicbir akrabani, arkadasini yardim icin cagirma, Allah’a dua et.

  4. 27
    turkgibikuvvetli derki:

    Bunlarin ne mal oldugunu kendileri ispatlayacak.
    Nasil mi? Iddia ediyorum ya bu sayfa ya da bi site belli bir yara kadar gidip kapanacak. Cunku abilerine hakaret var. site kapattirmak icin deli gibi para harciyorlar. Saniyorlar ki pislikleri halinin altina supurunce gercegi bilenlerde susacak.

    Yok oyle sey.

    Neyse Mehmet bey, sizi tebrik ediyorum. Hepimizin yazilarini delikanli gibi yayinladiniz. Size ictenlikle tesekkur ediyorum. Unutmayin, bu cete disindaki herkes onlara gore kafirdir, kotudur. Bizler hapimiz inancli NORMAL insanlariz.

  5. 26
    turkgibikuvvetli derki:

    Masonlara yuklenirler, ama kendileri MASONlar gibi yasiyorlar. Hic farki yok, gizli sakli yasiyorlar, gizli gruplasma var, hersey yalan, gorusmeler gizli, aralarindaki baglantiyi da kesinlikle sonuna kadar inkar var.

    Yahu masonlar bile bu kadar gizlilik icinde yasamiyorlar. Resmen Mason lobisinin minyaturudur bu!!!

  6. 25
    Pinar derki:

    Buradaki erkek mürit annelerine sesleniyorum:
    Neden aranızda kızların anneleri yok? Çünkü cemaatte din adına madur olanlar kızlardır. Cinsel olarak kullanılanlar kızlardır. Erkekler için cemaatin bir cenetten farkı yoktur. Çünkü 40- 45 yaşındaki adamlar nereden bulacaklar 18 yaşında çiçek gibi kızları. Üstelik istediği zaman sadece kızların imamlarına telefon edip seçtiği kız ile randövileşip program dedikleri evlerde buluşuyorlar. (Tıpkı genelev gibi.)Ve zavallı kıza da bu durumu Allah rızası için ve daha çok ecir kazanman için yapıyoruz diye kandırıyorlar. Mümin kardeşini ne kadar çok memnun ederse o kadar çok sevap kazanırsın diyorlar. Ve bu kızları cemaatin tüm erkekleri sıradan canları istedikçe kullanıyorlar. Bu durumdan kızlarında memnun olması için birçok telkin ve hipnoz gibi şeyler uyguluyorlar. Çünkü ayrılan bacılar şöyle söylüyor. Çok küçük olduğumuz için bizlere sevgiyle yaklaşıp etki altına alıyorlar. Ne yaptığımızın farkında değildik. Yanlış olduğunu biliyorduk ama yapmak zorundaymışız gibi bir telkin vardı. Çünkü bu birleşmeyi reddedersek, günahkar olacağımız ve başımıza belalar geleceği söylenirdi diyorlar. Orada konuşan erkek anneler 38 yaşında çocuklar diyorlar. Soruyorum o çocuklar kaç yıldır oradalar. Onların tamamı 16-18 yaşlarında Adnan’ın kucağına düşürülüyorlar. Adnan 18- 25 arası kız bulun bana diyormuş. Ondan büyüğünü etkileyemediğinde, genelde mürit erkekler lise kapılarında kız avına çıkıyorlar. Oradaki bacıların tamamı 18 yaşlarında cemaate girdiler. Şimdi 30 -35 oldular. Neden girdikleri yaşları söylemiyorlar. Adnan’ın 7 hastaneden şizofren raporu vardır. Bu adam dünya çapında ün yapmaktan başka bir şey düşünmüyor. Çünkü şizofrenlerin tek hedefi vardır. O da kendi kurdukları saçma dünyalarına toplumları çekmektir. Tarih boyunca kendini mehdi sanan şarlatanlar hep çıkmıştır. Tıpkı Adnan gibi insanları kandırıp etki altına almışlardır. Ün ve şöhret için Adnan da evrimi seçmiştir. Unutulmuş saçma teoriyi gündeme getirerek ün yapmaktadır. İslam’ı yaymak adına aslında Yahudilerin misyonerliğini yapmaktadır. Bu işin iç yüzü çok yakında çıkacaktır. Çünkü artık insanlar Adnan’ın şarlatan yüzünü gördüler. Sadece dindar kesim göremedi. Onlarda din elden gidecek diye Adnan’ın yaptığı tüm sapkınlıklara bile bile göz yummanın cezasını Allah onlara verecektir. Onlar Adnan’ın sadece kitaplarıyla değerlendiriyorlar. Oysa bu kitapla sadece pisliği kapatmak için yazılmıştır. İnsanları sadece Allah inancıyla bu kadar etki altına alıp kul köle yapabilirsini. Bu durumu Adnan hoca çok iyi bildiğinden önce yeni gelenlere imanın arttırsın itaat ayetlerini ezberlesin diyor… Tüm dünyada sapkın tarikatların sistemi böyledir. İnanç yoluyla çok kolay etki altına alırlar. Adnan asla Kuran okuyamaz. Dua bilmez. Oruç tutmaz. Namaz sadece iki rekat ve iki vakit kılar. Namazda dua okumaz.
    Buradaki anneler sadece işin dış yüzünü biliyorlar. Ya da bildikleri halde bir şekilde susuyorlar. Müritlerin dış görüntülerine bakınca çok iyi gözüküyorlar. Namazında dindar sanıyorlar. Ama işin iç yüzünü bilmiyorlar. Ben sadece şunu söylüyorum: Adnan’ın cemaati anlatılmaz sadece yaşanır. Yaşamayan asla bunların iç yüzünü anlayamaz.
    Bence burada konuşan erkek annelerinin çocuklarını bulup konuşturmak lazım. Kaç tane masum kızı evlenme vadiyle kirlettin diye yalan makinasına sokup zorla doğruları söyletmek lazım. Zaten yakında tüm pislikleri ortaya çıkacaktır. Din adıyla, Allah adıyla kandırmanın cezasını Allah bu dünyada da onlara verecektir.

  7. 24
    Ayşe Balerin derki:

    Duyduk duymadık demeyin…Adnan karılarını bir- bir sevgililerine geri veriyor!..
    Evet sizce Adnan neden karılarını bir- bir müritleriyle evlendiriyor?
    Peki bu adamlar bu kızları yıllar önce kendilerine aşık edip, evlenme vadiyle kandırıp cemaate getirenler değimliydiler. Evet onlardı…
    Ee daha sonra ne oldu? Diğer mürit arkadaşlarına bu kızları Allah rızası için yıllarca sunulmadı mı?
    Evet sundular. Peki daha sonra ne oldu?
    Adnan içlerinden en güzel ve en telkine yatkın olanları yavaş -yavaş piskopatlıklarına alıştırıp kendine kadın olarak almadı mı? Evet diyeceksiniz.
    Şimdi ne oldu da Adnan şarlatanı bu kızları evlendirmeye kalktı.
    Soruyorum sizlere insan kendi karısını evlendirir mi ?
    Dünya Dünya olalı şimdiye kadar hiç böyle bir şey duydunuz mu? Şimdi duyuyorsunuz işte.
    Çünkü mehdinin ayıbı olmazmış. Bunu Adnan sürekli söylermiş.
    Bu Adnan’ın tüm Peygamberlerden farklı olduğu için, hatta Peygamberlerin tamamından üstün olduğu için Allah sadece bu Adnan mehdisine bu vahiyleri indirip her türlü fuhuşu serbest bırakmış. Yani mehdi ve müritlerinin arasında karılarını paylaşmak vacipmiş. Bu da ahir zaman ve mehdi alametlerindenmiş.

    Ayşe Balerin
    ayse@hotmail.com
    IP: 85.96.184.104

  8. 23
    turkgibikuvvetli derki:

    Mehmet Buyukozer bey,

    yorumlarinizi dikkatli sekilde okudum, ilk once bu cocuk merakli ve bilgiye ihtiyaci var diye dusundum. kurdugunuz cumleler, yazdiklariniz bayagi iyi egitim gerektiren seyler. fakat sonradan fark ettim ki icin icin yanan bir adnan oktar sempatizanisiniz. bundan dolayidir ki, 1-2 kelam da ben edeyim dedim.

    senelerdir bu grubu takip ediyorum, rahmetli dedelerim, anneannem, babaannem, anam, babam tarafindan Musluman biri olarak yetistim. Allah’tan korkarim, Allah’a taparim, Musluman’im ve bununla da cok gurur duyuyorum. Kucukken hatta bana dedem sureleri ezberlemem icin para verirdi, daha sonra bunlarin iceriklerini ogrendim, dinimizin ne kadar muhtesem oldugunu daha iyi gordum.

    Ben, anam babamdan Allah razi olsun; iyi egitim gormus biriyim. Allah’ima sukur dogru ve yanlis hakkinda cok iyi fikrim olduguna inaniyorum.

    Bu gruba kotu bakanlara, ya da aleyhlerinde konusanlara bakarsaniz, ates olmayan yerden duman cikmayacagini goreceksiniz. Burada tekerlegi tekrar icad etmeye calismayacagim. internette, tv de, mahkemelerde ana babalar, eski muritler yalan soylemiyor buna inanmaya calismayin, INANIN!

  9. 22
    sehermelek derki:

    yazıda adı gecen ebru akyüzalp,ebru altan olmuştur,ceylan özgül de özbudak olmuştur, Daha da öğreneceğim başkaları da olabilir Bu yaratık, kendisini korumaya ve düzeninin bozulmaması adına,her türlü kötülüğü yapıyor, DÜŞÜNÜN; bütün hayatınızı evladınıza adamışsınız,bir acımasız yaratık,elinizden aldığı gibi ,onları emri altına alıp,> annesine babasına sormaksızınacımasızca evlendiriyor.Bir baskın olursa çocuklar biz evliyiz diyecekler ,evlerine dönmeyip, ayrı bir evde yaşayacaklar.yaratık da birkaç ay hapiste yatıp gene kurtulacağını zannediyor , yani bu topluluk dağılmasın ,kendi luks hayatını idame ettirmesi için ne lazımsa yapıyor.
    bunlar son çırpınışlar.O KİM OLUYOR DA EVLATLARIMIZI EVLENDİRİYOR ?BU HAKKI KENDİNDE NASIL BULUYOR? BUNUN MÜSLÜMANLIK NERESİNDE?
    Dava adamıymışşşşşş fikri mücadeleciymiş ,ne davası,ne fikri ,iftira attırmayı ağıza alınmıyacak sözleri azmettirerek söyletmesini fikri mücadele sanan kötü zihniyet.Az kaldı .

  10. 21
    Mehmet Onur derki:

    hersey ortada, kimse gercekleri gizlemiyor. peki medya adnan oktara dusman da eski muritleri de medyanin adamlari mi? kitaplarin nasil yazildigini tum Turkiye biliyor, adnan oktarin unuversite okumadigini din egitimi olmadigini tum Turkiye biliyor. ortada ne hasetlik var, ne de intikam. medya olanlari ve haberleri yazar, medyanin iftira ile eline hicbirsey gecmemistir.

    videolardaki muritleri seyredin (murit demek zorundayim, cunku hepsi ayni fabrikadan cikmis gibi gorunuyorlar) kizlar aslinda o kadar guzel ki!!! yuzleri tahta gibi ifadesiz, bir gulumseme yok, ustlerine 2-3 boy buyuk ceket giymisler, exberletilenleri programlananlari terkrar ediyorlar. bunu gormuyorsaniz, zaten benimle muhatab olmayin.

    adnan oktarin cok uzun zaman iceride yatmasi lazim, hatta hic cikmamasi lazim. kimse tescilli 7 deli raporundan bahsetmiyor. Neden? bu adam birakin 20 senedir hanedanlik yasamasini, nasil timarhaneden serbest cikabilmis? tv deki konusmalarini cok dikkat ile dinledim, gercektende elimi vicdanima koyup seyrettim bu kisiyi, yuzune baktim, dediklerini sindire sindire dinledim. bu kisinin ici bos. dedikleri yuzeysel seyler, 8 yasindaki kizimin agzi daha iyi laf yapar. bunu kimse goremiyor mu?

    allah eski ve simdiki muritlerin ana babalarina sabir versin. sabir diyorum, baska birsey gelmiyor aklima. oyle bir durum icindeler ki, bu adam hapise girdi mi cocuklarin psikolojisini kim ve nasil tamir eder bilemiyorum.

    umarim adnan oktar yaptiklarinin cezasini hem bu dunya da hem de bu hayattan sonra godecegi yerde en agir sekilde ceker. bunu dusunmek bile bana zevk veriyor.
    Selametle kalin.
    Allah daima yaninizda olsun

Sayfalar: « 4 [3] 2 1 » Show All

Konu hakkında yorumlarınız


Yorum yazmadan lütfen okuyunuz:


Siteyi temiz tuttuğunuz için teşekkür ederiz.