Abdurrahman Yalçınkaya’nın Anti-Demokratik Ataması



Ahmet Necdet Sezer’in yaptığı anti-demokratik atamalardan birisinin en bariz örneÄŸi olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın o makama nasıl geldiÄŸini araÅŸtırıyordum. www.arastiralim.com sitesinde Abdurrahman Yalçınkaya‘nın atamasıyla ilgili yazılan yazıyı altta alıntılıyorum. Ahmet Necdet Sezer’in geleceÄŸe yönelik bıraktığı en büyük tohumlardan birisi olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın göreve gelir gelmez iÅŸlere giriÅŸtiÄŸi ve birkaç aylık çalışmadan sonra 162 sayfalık iddianameyi hazırladığı gayet ortada. Abdurrahman Yalçınkaya‘nın kelebek olup uçmaya baÅŸladığı ve Ahmet Necdet Sezer gibilerinin bombasını toplumun içine bırakmaya hazırlandığını acı bir ÅŸekilde izliyoruz. Hedefleri ne olursa olsun, bu seferki lokma o kadar kolay yutulur olmayacak, artık karşılarında dünya konjoktörünü bilen, toplum içindeki dengelerle nasıl oynadıklarını çok açık gören bir gençlik ve toplum bulunuyor.

EN ANTİDEMOKRAT CUMHURBAŞKANI
Sezer, cumhurbaşkanının görev ve yetkisi dahilinde olan atamalarda da antidemokratik tutumuyla dikkat çekti. Sezer, teamüllere aykırı olarak tercihini sürekli en çok oyu alan aday yerine 2. hatta 3. sıradaki adayları tercih etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı atamalarında daha önceki seçimlerde en yüksek oyu alan Vural Savaş’ın yerine Sabih Kanadoğlu’nu, yine en çok oyu alan Ergül Güryel yerine de Nuri Ok’u başsavcı atamıştı. Sezer, başsavcı vekili seçiminde de en yüksek oyu Uğur İbrahimhakkıoğlu almasına rağmen, Abdurrahman Yalçınkaya’yı bu göreve getirmişti. Sezer, son olarak da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına, en yakın rakibine 51 oy fark atarak 146 oy alan Ersan Ülker yerine 95 oy alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekili Abdurrahman Yalçınkaya’yı atadı. Nuri Ok, 21 Mayıs 2007′de görevden ayrılacak ve yerine Yalçınkaya başsavcılık makamına gelecek. Sezer, rektör atamalarında da antidemokratlığını gösterdi. En çok oyu alan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine daha az oy alan Prof. Dr. Kadri Yamaç’ı atadı.

Benzer yazılar:

www.sonofnights.com

77 Responses to “Abdurrahman Yalçınkaya’nın Anti-Demokratik Ataması”

Sayfalar: « 8 7 [6] 5 4 3 2 1 » Show All

  1. 60
    serkan derki:

    pınar hayatımda gördüğüm en aptal kızsın ve bence sen ataistsin din düşmanı yıllardır güzel ülkemin insanları kandırılıyor.artık uyandı bu millet artık geriye dönüş yok bitti anladınmı sen ve senin gibi necdet sezer beyinli insanlara bırakılmaz bu ülke.tayyip erdoğan hırsızların ekmeyine taş koyduğu için bunlar yapılıyor bu oyuna bu millet gelmez bunu sandıkta gösterdiler.artık az oy alanların konuşmaya hakkı bile yok anladınızmı burası türkiye cumhuriyeti devleti ve müslüman ülke isteyen başını orter isteyen mini gıyer kımse kımsenın inancına karışamaz.bence sen unv okumuşsun ama adam olamamışsın. ne mutlu türküm ve müslümanım diyene

  2. 59
    pınar derki:

    yalçınkaya bugün sana kıyak yaptım ve ahmet hakanın yazısını yolladım. ahmet hakanında yazılarını hergün okurum. sen şimdi köpürecen yine yazı kopyaladım için :) ama okumaktan zarar gelmez :)

    11 Nisan 2008

    Ahmet HAKAN
    ahmethakan@hurriyet.com.tr

    Gül’ün dramı

    ÅžUNDAN eminim:

    Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkışı, laiklik konusunda hassas olan çevreler açısından bir mevzi kaybı olmuÅŸtur…

    Ancak…

    “AKP bir mevzii kazanmış mıdır?” diye sorarsak…

    İşin rengi deÄŸiÅŸir…

    Abdullah Gül’ün Çankaya’daki yalnızlığına, çırpınışına, etkisizliÄŸine, hareket kabiliyetinden yoksun kalışına, önyargı duvarlarıyla sarmalanmış olmasına bakarsak…

    “Kazanılmış bir mevzii”den çok…

    Acıklı mı acıklı bir dramdan söz edebiliriz…

    Maalesef “BaÅŸkan babamız”, bir dram yaÅŸamaktadır…

    Ne yapsa, ne etse olmamaktadır…

    * * *

    Mesela…

    Yasaları veto etmeden onaylasa…

    Hemen “Tabii onaylayacak… Ne de olsa AKP’li” hükmü pat diye ortaya getirilmektedir.

    Mesela…

    “Demokrasi” dese “laiklik” öksüz kalmakta, “laiklik” dese içtenlik sorgulaması devreye girmektedir…

    Mesela…

    Memleketin en önemli fay hattı haline gelen “türban” konusunda tarafsız bir çıkış yapmaya kalksa…

    Türbanlı eşten kaynaklanan sorunlar devreye girmektedir.

    Mesela…

    Bu devirde parti kapatmanın demokrasileri zaafa uÄŸrattığından söz etmeye kalksa…

    Herkesin aklına “İddianame”nin hedeflediÄŸi isimlerden biri olduÄŸu gelmektedir…

    Düşünün:

    Laik Türkiye’nin en Avrupai kızı olan Zeynep Damla Gürel’i “danışman” olarak Köşk’e alıyor…

    Ancak…

    Bu atama bile elinin rahatlamasına neden olmuyor…

    Tam tersine…

    “Atanan kiÅŸi” yakınları tarafından, “İyi düşündün mü? Bu görev senin siyasi kariyerine zarar vermesin” diye uyarılıyor.

    Düşünün:

    CumhurbaÅŸkanlığı danışmanlığı gibi prestijli bir görev, siyasi kariyeri olumsuz anlamda etkileyecek bir pozisyon haline gelmiÅŸ durumda…

    İşin daha acıklı tarafı ise şudur:

    Abdullah Gül ile birlikte Çankaya Köşkü, bir dikkat merkezi olmaktan çıkmıştır…

    Önemini kaybetmiÅŸtir…

    Gül’ün ne dediÄŸi, hangi tutumu aldığı artık bir merak konusu olmaktan çıkmıştır…

    Sonunda Abdullah Gül’e şu kalmıştır:

    Köşk’te her ay düşünce ve sanat adamlarını ağırlamak…

    Bu iÅŸ bile “İçki ikram edildi mi? Kimler içti? Kimler içmedi?” soruları arasında kaynayıp gitmektedir…

    * * *

    Acaba Abdullah Gül, Köşk’te yalnız kaldığında…

    “KeÅŸke çıkmasaydım buraya” diye düşünüyor mu?

    “KeÅŸke baÅŸka bir ismin aday gösterilmesi söz konusu olduÄŸunda ortalığı birbirine katmasaydım” diyor mu?

    “KeÅŸke Tayyip ErdoÄŸan’ı beni aday göstermek zorunda bırakmasaydım” diye içinden geçiriyor mu?

    “KeÅŸke Kayseri lobisini harekete geçirmeseydim” diyor mu?

    Bu soruların yanıtını asla öğrenemeyeceÄŸimi biliyorum ama yine de merak ediyorum…

    KeÅŸke her konuda kulis attıran Köşk’e yakın meslektaÅŸlar, bu konuda da bir kulis attırsalar…

    Acayip kulis

    BAÅžKENT Ankara’nın en popüler restoranlarından birindeyiz…

    Masalardan birinde…

    “Laiklik konusundaki duyarlılığı hat safhada olan bir parti”nin genel baÅŸkanı, iki tanınmış gazeteciyle oturmuÅŸ yemek yiyor…

    Bir baÅŸka masada ise…

    “LaikliÄŸe karşı etkinliklerin odağı haline geldiÄŸi” iddiasıyla hakkında kapatılma davası açılmış partinin tanınmış milletvekillerinden biri oturuyor…

    Her ÅŸey olaÄŸan seyrinde devam ederken…

    Çok tuhaf bir geliÅŸme yaÅŸanıyor restoranda…

    “Laiklik karşıtı etkinliklerin odağı” olduÄŸu iddiasıyla kapatılması hayli muhtemel partinin milletvekili, laiklik konusunda duyarlılığı hat safhada olan lidere acayip “ladini” bir jest yapıyor…

    Liderin masasına en kalitelisinden bir ÅŸiÅŸe ÅŸarap gönderiyor…

    Ne diyorsunuz?

    Ülkeye ÅŸeriatı getirmesinden korkulan partinin milletvekilinin, ülkeye ÅŸeriat gelmesin diye mücadele eden lidere ÅŸarap göndermesi, sizde de “Ne tuhaf bir ülke burası” duygusu yarattı mı?

  3. 58
    pınar derki:

    yalçınkaya nihayet ilk kez ağzını bozmadan doğru düzgün bişeyler yazmışsın . tebrik ederim :) okunmasında faydalı olacağını inandığım yazıları herkesle paylaşırım. ne yapayım huyum kurusun :) şimdi sorularını cevaplayayım.

    sistem hiçbir zaman mükemmel olmadı. bu bir gerçek. ama ÅŸimdi sistem sadece din odaklı ( din dediÄŸime bakma sadece sünni sistemi kastediyorum) kuruluyor. ben buna kesinlikle karşıyım. çünkü din yorumlanmaya ve kullanmaya en müsait araç. ister kabul et ister etme hükümetin yaptığı aynen bu. DİNİ KULLANMAK. onlar benden daha müslüman olamazlar. çünkü ben “BENİ ÜZMEK ALLAHI ÜZMEK”dir kitap yada broşür bastırıp camilerde dağıtmam, hesabıma milyonlar geçirip sonra mevkim yükselince dinden, adaletten, sorumluluktan bahsetmem. yada din dersini zorunlu tutup ( yani sünniliÄŸi. bilirsin belki dersler müslümanlık sadece sünnilik üzerine anlatılıyo) sonarda ” türküm doÄŸruyum çalışkanım kısmını kaldıralım. elin çocuklarına türküm diye yalanmı söyletelim ” demem. nede olsa “elin çocukları” sünniliÄŸi öğrenirken sevap iÅŸliyoruz. insanlara türban serbest deyip hak ve özgürlükten bahsederken insanların 65 yaşında emeklili olmasına göz yummak,milletvekilerinin maaşını arttırmak olmayınca GAZİ lerin sahip oldukları hakları lutfetmek herÅŸeyden önce insanlığa sığmaz. bunu din odaklı bir parti yaptığı için çok daha kızgınım. bu kadar insanın vebalini öbür dünyada verirler artık. bunun gibi daha milyonlarca ÅŸey yazabilirim.
    peki sen bana günlük gülüstanlık olan bir şeyi söylermisin. hükümetin faydalı icraatlarını sayarmısın. amerika yandaşı olamk dışında :)

    ÅŸimdi gelelim demokrasiye… ahmet necdet sezer abdurrahman yalçınkayayı baÅŸa getirdi. çünkü onun bu tür olaylarda seyirci kalmayacağını ve biÅŸeyler yapmayacağını biliyordu. ahmet necdet sezerin cumhurbaÅŸkanıyken yaptığı icraatları oku acaba ÅŸimdiki hükümet ne yapıyor??? yada YAPABİLİRMİ??? onlar ancak kendilerine zırhlı araçlar ve özel uçaklar alırlar. bana rte nin oÄŸlunu neden askere yollamadığını ve neden amerikada okuduÄŸunu açıklarmısın? yada gemiciÄŸi nasıl aldığını??? demokrasi demiÅŸken yök baÅŸkanı % kaç oyla baÅŸa geldi söylermisin. yanılıyorsam düzelt ama %30 la baÅŸa geldi.

    yargıtaya gelince evet en doğrusunu yaptı. çünkü bu onun kanuni hakkı ve yapmakta haklı. hem akpye hemde dtpye dava açmasında sonuna kadar doğru bir karar verdi. çünkü her iki partinin amacıda bu ülkeyi bölmek ve rejimi değiştirmek. ayrıca madem akp iyi şeyler yapıyor(!) o zaman bıraksınlar anayasının arkasına sığınmayı ve değiştirmesinler kendilerine azıcık güvensinler. demekki onlarda korkuyo yanlış bişeyler yaptıklarını biliyorlar ama kılıfına uydurmaya çalışıyorlar.hukuk okumuş biri olarak bu gerçek bile sana yeterli gelmeliydi bence. daha sonra tekrar yazacam

    son olark şunu söyleyeyim bende üniversite mezunuyum. ama cahillik okumakla giderilmiyor ne yazıkki. sana çok ünlü bir hikayenin son kısmını yazayım. sen öncesini biliyorsundur zaten.
    “ben sana bakan olamazsın demedim adam olamazsın dedim” :)

  4. 57
    yalçınkaya derki:

    pınar birilerinin yazdıklarını koyarak kültürlü olunmaz … cahilin benim bildiÄŸim tanımı Allah ı bilmemek tanımamaktır .. ne yazık ki senin yazdıklarından yaradanını bilmediÄŸin ortaya çıkıyor ….

    ben sistem yalnış demiÅŸim …senin okuduÄŸun ve buraya yazısını copy paste yaptığın kiÅŸilerde senin gibi yanlıdır demiÅŸim sen bana cahil demiÅŸsin ….bu arada hukuk fakültesi mezunu olduÄŸumu söyledim baÅŸta. istersen yazdıklarını bir daha oku … yani senin tahminden çok çok iyi bilirim ben anayasayı sistemi yapılan haksızlıkları ……

    fikirleri tartışmaktan bahsetmiÅŸsin … nedir senin fikrin ??yazdıklarından bir fikir edinemeyecek, hep copy past yapacak biri olduÄŸun izlenimi edindim … sence sistem mükemmel mi?? eksikleri nelerdir yada varmıdır ?? yada daha kolay bir soru sorayım nedir laiklik sence ?? hani sürekli kendinize kalkan edindiÄŸiniz… biri iyi ÅŸeyler yapmaya baÅŸlayınca bakın bunlar laikliÄŸi yok edecekeler dediÄŸiniz laiklik … ben laikliÄŸin ortadan kalkmasını hiç ama hiç istemem ama doÄŸru uygulanırsa ….aynı ÅŸekilde akp ninde istemediÄŸini biliyorum … son olarak eminim demokrasiye ve cumhuriyete inanıyorsundur … bana ahmet nejdet sezerin bu demokratik!!!! seçimi sonuçu yargıtay baÅŸkanı olan abdurrahman yalçınkaya hakkındaki görüşlerini söylermisin ?? sence abdurrahman yalçınkaya o koltukta oturmayı hakkettimi ???? ve ayrıca seçimde %50 ye yakın oyu tek başına alan partiyi kapatmaya hakkı varmı ???bu ülkede o kadar insan salakda bir tek partiyi kapatacak kiÅŸiler ve sizmi akıllısınız ???

    son olarak sen hani gözlerimi kaparım vazifemi yaparım demiÅŸsinya benim için … ben sana bir farklı versiyonunu yazıyorum…. bence sen gözlerini açsan bile sana verilen en kolay vazifeyi yapamazsın ….kültürlü pınar :D bundan sonra sana fikirleri tartışabilecekler cevap versin ….ben anca bu kadar seviyene inip birÅŸey anlatabiliyorum … daha iyisini yapan birini bulursun umarım …..

  5. 56
    h.Tahsin ertuÄŸrul derki:

    neredeen nereye, ucuz bilet ararken sitenizle karşılaştım.açıkçası oldukçada hoşnut oldum bu karşılaşmadan. haa öyle çok okuyup yazmış biri değilim.internette de çok hünerli değilim bir daha bu siteyi bulabilirmiyim bilmem.ama gecenin03ünde bayağı iyi geldi tşktleremeği geçenlere.böyle sitelerin çoğalması temennisi ile kolay gelsin temennilerimi sunuyorum sahi şiir de bayağı güzel aktaran arkadaşın ellerine yüreğine sağlık şiir sohbetlerinin çoğalması ve sohbetlerin şiir güzelliğnde geçmesini dileyerek slm larımı sunuyorum.

  6. 55
    pınar derki:

    necip fazılın şiirlerini okuyodum. sandığım kadar çok şiirini bilmiyormuşum ama öğrenmiş oldum. kaldırımlar , anneciğim ve beklenen hala en güzel şiirleri bence.

  7. 54
    pınar derki:

    Yalçınkaya Yımaz Özdilden bir yazı daha yolluyorum . DİKKATINİ ÇEKERİM BENİM YAZIM DEĞİL :)

    8 Nisan 2008

    Yılmaz ÖZDİL
    yozdil@hurriyet.com.tr

    Taaa 2036…

    BANKALARI sattık.

    Fabrikaları sattık.

    Telefonları sattık.

    Limanları sattık.

    E hazıra daÄŸ dayanmaz…

    Miras bitti.

    Sıra çocuklarımıza geldi…

    Onları satacağız.

    *

    Sosyal Güvenlik Yasası, budur.

    *

    Bakın, ne diyorlar bize?

    “Tasarıyı tasa etme…

    Seninle alakası yok!

    Taaa 2036’da hayata geçecek.”

    *

    Nasıl olsa, “taaa 2036’da hayata geçecek” diyen arkadaÅŸlara kimse sormuyor, “madem, taaa 2036’da hayata geçecek, niye taaa 2035’te yapmıyoruz bu yasayı da, taaa bugünden yapıyoruz?”

    *

    Böyle bu iÅŸler çünkü…

    Faiz haram diyenlerin dünyanın en yüksek faizini verdiÄŸini görmezsen, üretmeden, satarak zengin olacağını zannedersen, sata sata borcunun büyüdüğünün farkında deÄŸilsen, kullandığın toplu iÄŸne bile ithalken ihracatla övünürsen, kayıtdışının sırtını sıvazlayanların emekçinin sırtını coplamasına aferin dersen, kendin iÅŸsiz gezerken iÅŸsizliÄŸin azaldığına inanırsan, kıçında don yokken milli gelir 9 bin dolar diye sevinirsen… Bedeli olacak tabii!

    *

    Sat bakalım evlatları.

    Çoktan çok, azdan az…

    Bi tane olan, bi tane.

    Üç tane olan, üç tane.

  8. 53
    pınar derki:

    bu yazı Ahmet Necdet Sezer e laf söyleyenler için cevap olsun. kendi eski partisinden 1 milyon dolar yemeye ve sonrada cumhurbaşkanı olunca haramdan muaf olmaya benzemez bu . umarım bu bilgiler azıcık örnek olur. şimdi siz buna da kulp bulursunuz. islama aykırı, allah yolunda yanlış, beyaz giyininlere yakışmaz gibi :)

    Sezer, 2007 yılı başına kadar verilen ödeneklerin hiçbirini tam olarak kullanmadı. 2007’ye kadar olan 7 yıllık bütçeden 40 milyon YTL tasarruf edip, bu parayı Maliye Bakanlığı’na iade eden Sezer, 2007 bütçesinin ilk 8 ayında da yine “tasarruflu� davrandı. Köşk kaynakları, bu yılki bütçede yapılan tasarruf rakamları da eklendiğinde, Sezer’in görev süresi boyunca iade ettiği miktarın 46 milyon YTL’ye ulaşması bekleniyor. Bunun yıllık ortalaması yaklaşık 6 milyon YTL’ye ulaşıyor. Köşk’ün son üç yıllık ortalama bütçe ödeneği yaklaşık 30 milyon YTL düzeyinde gerçekleşti. Dolayısıyla Sezer, hemen her yıl kendisine verilen bütçenin beşte birini iade etmiş oldu.

    Demirel döneminde Köşk’te görevli personel sayısı 1200 idi. Sezer, kimisini başka görev yerlerine gönderdi, emekli olan personelin yerine de, zorunlu olmadıkça yenisini almadı. Personel sayısı 7 yılsonunda 450’ye kadar indi. Koruma sayısı 390’dan 250’ye düşürülürken, doğu görevi gelen korumalar yerlerine gönderildi. Diğerleri emniyet teşkilatına geri gönderildi. CAT timlerinin sayısı azaltıldı.

    Demirel görevi Sezer’e devrettiğinde, Köşk kadrosunda toplam 40 başdanışman bulunuyordu. Sezer bu sayıyı ilk yıl içinde 4’e kadar indirdi.

    Sezer’in ilk talimatlarından biri, personelin özel telefon görüşmelerini kendi cebinden ödemesinin sağlanması oldu. Sezer ve ailesi, tüm personel için geçerli bu kurala örnek olmak için, kendi özel konuşmalarını da hep ceplerinden ödediler.

    Yine Sezer’in talimatıyla, karşılama ve uğurlama törenleri “zorunlu olmadıkça� yapılmadı. Davetlerde cumhurbaşkanlığı makamına uygun ikramlar yapıldı ancak aşırı harcamalardan kaçınıldı.

    Özal ve Demirel döneminde geleneksel hale gelen Razaman’da Köşk’te verilen iftarlar, Sezer döneminde kaldırıldı. Köşk çalışanları, Ramazan’da kendisiyle birlikte iftar yapmak istediklerine ise Sezer, personel yemekhanesine inerek, çalışanlarla birlikte yemek yedi.

    Alışverişini, eşi Semra Hanım’la birlikte kendisi yapan Sezer, alışverişe giderken de kırmızı plakalı limuzin yerine, Köşk’e ait sivil plakalı daha mütevazı araçları tercih etti. Alışveriş gibi özel gezilerini, yanına minimum koruma alarak gerçekleştirdi.

    Sezer, memleketi Afyon’a yaptığı iki ziyarette, yine sivil plakalı araçları tercih etti. Bunun bir tanesi, depremden sonra “geçmiş olsun� demek için, diğeri ise vefat eden annesinin cenaze töreni için oldu.

    Sezer, görev süresi boyunca yaptığı tüm resmi yurtdışı gezilerinde, Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edilmiş olan küçük GAP uçağını kullandı. Yurtdışı gezilerinde alması gereken yasal harcırahı kabul etmedi.

    Semra Hanım, düşüp bileğini kırdığında, kendisini hastaneye ambulans değil, sivil plakalı bir araç götürdü. Hastane acil servisinde röntgende sıra olunca, Sezer ve eşi, tüm vatandaşlar gibi kuyruğa girip, sıranın kendilerine gelmesini beklediler.

    Köşk’ten her çıkışında, rastladığı her kırmızı ışıkta diğer araçlarla birlikte yeşil ışığın yanmasını bekledi.

    Geziden de tasarruf yaptı

    10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, selefi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in aksine yurt dışı seyahatlerinde de tasarruf yaptı. Demirel’in 57 ülkeyi 125 defa ziyaret etmesine karşılık, Sezer 37 ülkeye 54 ziyaret yaptı.

    Bu yıl sadece Ocak ayında İtalya’ya giden Sezer, 2000 yılında göreve başladıktan sonra ilk gezisini Suriye’ye yaptı ve Hafız El Esad’ın cenaze törenine katıldı. BM Milenyum Zirve Toplantısı’na katılmak için ABD’ye giden Sezer, Washington’a resmi ziyaret yapmadı.

    ABD Başkanı George Bush ise 2004’te NATO Zirvesi için geldiğinde Türkiye’de Sezer’i ziyaret etti.

    Rusya’ya giden ilk cumhurbaşkanı olan Sezer, Azerbaycan’a 5 kez gitmesine karşılık, İngiltere, Yunanistan, Belçika, Fransa, Lüksemburg ve Avusturya’ya hiç gitmedi.

    Sezer, Demirel ve ondan önce görev yapan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın aksine, yurt dışı gezilerine basını ve iş dünyasını almadı. Sezer, yurt dışı seyahatlerine götürdüğü heyetleri, diplomat, danışman ve bürokratlarla sınırlandırmayı tercih etti.

    Düğün günü yakılan elektriği de ödedi!

    Sezer ailesinin yaşadığı 7 yıl 3 aylık süre boyunca Çankaya Köşkü bir de düğüne sahne oldu. Sezer’in oğlu Levent Sezer, Çankaya Köşkü’nde basına kapalı, aile arasında düzenlenen sade bir törenle evlendi. Sezer, Köşk’teki düğün masraflarının tümünü, hatta o gün yakılan elektrik parasını bile kendi cebinden ödedi.

    Sezer, Köşk’ün koruma müdürlüğüne tahsis edilen 14 aracı iade etti. Bir koruma aracı dışında güvenlik önlemi istemediğini söyledi. Demirel döneminde Cumhurbaşkanlığı kortejine eşlik eden ambulansı bile geri gönderdi. Sezer’in getirdiği yeni sistemle tüm Köşk araçları için sivil plaka uygulamasına geçildi. Köşk’teki kişiye tahsisli araç uygulamasına son verildi. Bu uygulamayla Cumhurbaşkanlığı’nın tahsisli araçlar havuz sistemine tabii oldu.

    Özal döneminde Cumhurbaşkanlığı kullanımına tahsis edilen Okluk Koyu’ndaki yazlık köşke hiç gitmedi. Yaz dönemi çalışmalarını kısa süreli olarak Atatürk döneminden kalma İstanbul’daki Huber Köşkü’nde sürdürdü. Bunun dışında hiç tatil yapmadı. Sezer Cumhurbaşkanlığı’nın Göcek’teki tesisini de hiç kullanmadı.

    Sezer, silahtan Kur’anı Kerim’e, halıdan kaftana, şehir anahtarından plakete, tablodan heykele değişik ürünlerden oluşan 1.243 armağanı da demirbaşa kaydettirdi.

    72 yasa veto etti

    Sezer, 7 yıl 3 aylık dönemde 2 genel seçim yaşadı, 3 ayrı hükümetle çalıştı. Başbakan Erdoğan’ın kuracağı hükümeti yeni cumhurbaşkanına bıraktığı için 4. hükümetle çalışmadı.

    Başbakan Bülent Ecevit başkanlığında DSP-MHP ve ANAP’ın oluşturduğu koalisyon hükümetinden sonra, AKP iktidara gelince önce Abdullah Gül, sonra da Erdoğan hükümetleri ile çalıştı.

    Sezer bu süre içinde 1.048 yasayı onayladı, 72 yasayı ise veto etti.

    Onayına sunulan Kanun Hükmünde Kararnamelerden 25’ini onayladı, 7’sini veto etti.

    Toplam 11. 561 Bakanlar Kurulu kararını onayladı, 14’ünü geri çevirdi.

    Atamalara ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarından 175’ine onay verdi, 30’unu geri çevirdi, atamalarla ilgili müşterek kararnamelerin de 5.532’sini onayladı, ancak 769’unu veto etti.

    Anayasa gereğince cumhurbaşkanının yetkisinde olan atamalarla 316 kişiyi çeşitli görevlere tayin etti.

    Sezer 261 kişinin affına onay verdi ancak 10 af önerisini reddetti.

    Meclis’ten askeri törenle uğurlandı

    TBMM Genel Kurulu’nda bugün yapılacak 3. tur seçimler sonucu görevini Abdullah Gül’e devretmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yaklaşık 1 haftadır sürdürdüğü veda ziyaretlerini dün TBMM ile noktaladı.

    Meclis Başkanı Köksal Toptan, Cumhurbaşkanı Sezer’i TBMM’ye gelişinde Çankaya kapısı girişinde karşıladı. Dakikliğini dikkate alarak Sezer’in geliş saatinden 5 dakika önce makamından çıkarak dışarıda beklemeye başlayan Toptan, makam aracından inişinde Cumhurbaşkanı ile sıcak bir şekilde tokalaştı. Sezer beraberinde Toptan ve TBMM Genel Sekreteri Ali Osman Koca ile birlikte tören kıtasını selamladıktan sonra, Meclis Başkanlığı makam odasına geçti. Sezer ile Toptan arasında baş başa gerçekleşen görüşme yaklaşık 20 dakika sürdü. Meclis Başkanlık makamındaki görüşmeye basın mensupları alınmazken, sadece Meclis fotoğrafçısı ve Meclis TV kameramanının görüntü almasına izin verildi. Toptan isteği üzerine Türk kahvesi ikram ettiği konuğuna, Meclis’e ait Yıldız Porselen’den el yapımı bir porselen tabağı da hediye olarak sundu. Toptan görüşmenin ardından Sezeri yine arabasına kadar eşlik ederek, askeri törenle uğurladı.

    Muhafız Alayı’na ziyaret

    Sezer, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Kurmay Albay Burhanettin Aktı’ya veda ziyaretinde bulundu. Sezer dün son veda ziyaretleri kapsamında sabah saatlerinde, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na gitti. Sezer’in veda ziyaretinde, Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun da hazır bulundu. Muhafız Alayı’na gelişinde askeri törenle karşılanan Sezer, daha sonra komutanlık Şeref Defteri’ni imzaladı. Basına kapalı yapılan ziyaretin ardından Sezer, Org. Büyükanıt ve diğer askeri yetkililerce uğurlandı.

  9. 52
    pınar derki:

    mümtaz ÅŸiir için teÅŸekkürler. necip fazılın bir çok ÅŸiirini ezbere bilirim. ama bi konuda sanırım hiç anlaÅŸamıyacaz. laiklikle asıl oynayan ÅŸimdiki hükümettir. sizde biliyorsunuz. hatta onların laik düzeni yıkmak istediklerinide biliyorsunz. zaten hükümette bunu reddetmiyor. tabi dava açıldıktan sonra azcık yön deÄŸiÅŸtirmiÅŸ gibi gösteriyorlar o ayrı. :) laiklik kısmını sadece geçiÅŸtiriyorlar. kendini “istanbul imamı” diye tabir eden birinden bahsediyoruz. neyse madem ÅŸiirlerden açıldı bende Nazım Hikmet Run dan bir dörtlük yazayım. ÅŸiirin adı “ELLERİNİZE VE YALANA DAİR”. uzun bir ÅŸiir ama ben çok az bir kısmını yazacam. çok merak eden bulur ÅŸiiri zaten :)



    Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
    bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
    Ve insanlar,
    ah, benim insanlarım,
    yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız,
    etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
    Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden
    doyasıya,
    göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
    İnsanlar, ah, benim insanlarım,
    hele Asyadakiler, Afrikadakiler,
    Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları
    ve benim memleketlilerim,
    yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
    elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
    elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
    İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
    Avrupalım, Amerikalım benim,
    uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
    ellerin gibi tez kandırılır,
    kolay atlatılırsın… ”
    NAZIM HİKMET

  10. 51
    pınar derki:

    3)KONUYU DEĞİŞTİRMEDİM. yılmaz özdilin yazısını başta YILMAZ ÖZDİL yazmasına rağmen benim yazdığımı sanıp yine boş atıp dolu tutmaya çalışmışsın :) onu düzelttim. ve lütfennnnn ama lütfennnn cahillikten vazgeç. sana zarar gelmez emin ol faydası dokunur. ayıpda değil.

    not: lütfen fikirlerini saçma sapan sözlere deÄŸil adam akıllı fikirlerle tartışacak kiÅŸiler bana cevap versin. bir de “YORUM YAZMADAN KURALLARI OKUYUN” bölümü bir daha oku tabi sonuna kadar okuyabilirsen :)

Sayfalar: « 8 7 [6] 5 4 3 2 1 » Show All

Konu hakkında yorumlarınız


Yorum yazmadan lütfen okuyunuz:


Siteyi temiz tuttuğunuz için teşekkür ederiz.