Abdurrahman Yalçınkaya’nın Anti-Demokratik Ataması
Ahmet Necdet Sezer’in yaptığı anti-demokratik atamalardan birisinin en bariz örneği olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın o makama nasıl geldiğini araştırıyordum. www.arastiralim.com sitesinde Abdurrahman Yalçınkaya‘nın atamasıyla ilgili yazılan yazıyı altta alıntılıyorum. Ahmet Necdet Sezer’in geleceğe yönelik bıraktığı en büyük tohumlardan birisi olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın göreve gelir gelmez işlere giriştiği ve birkaç aylık çalışmadan sonra 162 sayfalık iddianameyi hazırladığı gayet ortada. Abdurrahman Yalçınkaya‘nın kelebek olup uçmaya başladığı ve Ahmet Necdet Sezer gibilerinin bombasını toplumun içine bırakmaya hazırlandığını acı bir şekilde izliyoruz. Hedefleri ne olursa olsun, bu seferki lokma o kadar kolay yutulur olmayacak, artık karşılarında dünya konjoktörünü bilen, toplum içindeki dengelerle nasıl oynadıklarını çok açık gören bir gençlik ve toplum bulunuyor.
EN ANTİDEMOKRAT CUMHURBAŞKANI
Sezer, cumhurbaşkanının görev ve yetkisi dahilinde olan atamalarda da antidemokratik tutumuyla dikkat çekti. Sezer, teamüllere aykırı olarak tercihini sürekli en çok oyu alan aday yerine 2. hatta 3. sıradaki adayları tercih etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı atamalarında daha önceki seçimlerde en yüksek oyu alan Vural Savaş’ın yerine Sabih Kanadoğlu’nu, yine en çok oyu alan Ergül Güryel yerine de Nuri Ok’u başsavcı atamıştı. Sezer, başsavcı vekili seçiminde de en yüksek oyu Uğur İbrahimhakkıoğlu almasına rağmen, Abdurrahman Yalçınkaya’yı bu göreve getirmişti. Sezer, son olarak da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına, en yakın rakibine 51 oy fark atarak 146 oy alan Ersan Ülker yerine 95 oy alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekili Abdurrahman Yalçınkaya’yı atadı. Nuri Ok, 21 Mayıs 2007′de görevden ayrılacak ve yerine Yalçınkaya başsavcılık makamına gelecek. Sezer, rektör atamalarında da antidemokratlığını gösterdi. En çok oyu alan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine daha az oy alan Prof. Dr. Kadri Yamaç’ı atadı.

Mart 18th, 2008 at 2:14 am
Gokhana: Yok birader bana hic bisii koymadi, ama yuzde 46 alayiniza koydu sizin. Simdi ne olacak yuzde 70 le gelcek…..
Mart 17th, 2008 at 8:54 pm
Bir yargı adamının anayasal hakkını kullanıp milletin ve devletin geleceğini Atatürkün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne türban giydirmeye çalışanlara çoktan kapatılması gereken bir partiye dava açması o kadar zorunuza gitmişki bu iftiraları atıyorsunuz. Madem suçsuzsunuz niye böle hakaret edip yırtınıyorsunuz. Demokrasi Özgürlük dediniz ülkeye türban giydirmeye çalıştınız şimdide başsavcının anayasal hakkını kullanarak özgürlük demokrasiyi savunuması koydu dimiiiiii
Mart 17th, 2008 at 3:33 pm
benim adım tosun…………..
sen anladın onu yalçın
sen bu ülkenin yüz karasısın sen bu ülkenin ekmeğini yiyip bu ülkeye ihanet edensin sen bu topraklarda doğdun, ama öldüğünde bu toprak seni kabul etmeyecek bu topraklarda benim dedelerimin kanı var onlar seni kabul etmez.çünkü bu ülkenin tek bir vazgeçilmez benliği var vatan vatan olunca tüm halk tek bir yürek olur ama sizin gibi düşünenler ne yazıkki başımızdalar ve sizin ucuz düşünceleriniz ve çıkarlarınız yüzünden bu kadar kişinin zor durumua düşmüştür.abdurrahman yalçın sen ve senin gibiler bu ülkemden gitsin sizler buraya yakışmıyorsun
Mart 17th, 2008 at 7:05 am
Sevgili Mehmet,
Komşumuz Irak halen daha büyük bir kaosda ve İsrail orayi ele geçirmek icin firsat kolluyor. Diger komşumuz, İrana ise her an savas acilabilir, ayni şekilde Suriyeye de. PKK ile bizim savaşımıza ise ne canlar verildi, ne paralar sarf edildi. Ekonomik olarak yapmamız gerekli tonla şey var. Hepsinin ötesi memleketi cehenneme çevirmiş bir 28 şubattan alamadığımız milyonla ders varken, sadece türban serbest kaldi (o da ne kadar olduysa) bir parti kapatılmaya çalışılıyor. Şimdi herşeyi bir kenara bırakalım ve bu işe düşmanlarımızın ne kadar sevineceğine mi yoksa üzüleceğine mi dürüstçe karar verelim….Yazık gerçekten çok yazık.
Mart 17th, 2008 at 2:42 am
Yıllar sonra Abdurrahman Yalçınkaya kendi hakkında ne düşünecek çok merak ediyorum. Bazı insanlar iyi şeyler yaptıkları için içleri rahat bi şekilde ruhlarını teslim ederken bazıları da ne kadar şerefsiz olduklarını kendileri de görüyor ama, sür eşeği Niğde’ye…
Mart 17th, 2008 at 1:37 am
Şu anda yargıyatın başından tut, Devlet diye anılan bütün kesimler 1960-70′lerin ürünü olup bu zümrenin gidişi, yeni bir dönem getirecek. Eğer bu dönemde diğer kesim diye anılan dindar kesimin özgürlüklerine bu şekilde hunharca katletmeye devam edilirse, yeni gelenlerle açılabilecek bir dönem geldiği zaman işte Humeyninin veya İran masallarının anlatıldığı olayların önü açılmış olacak. Ama bunlara imkan vermemek ve önünü çok önceden almak en doğru olanı. En güzeli, kardeşlik ve barış içinde toplumun bütün kesimlerinin huzur içinde yaşayacağı, kendini doğru dürüst ifade edeceği platformların oluşturulmasıdır. Bu durumda başörtüsü takmak isteyene de, istemeyene de aynı özgürlük sunulmalı. Sağcısına da, solcusunu da, kürdüne de alevisine de aynı eşitlik sağlanmalı ancak böyle yapılırsa toplum içindeki dengeler eşitlenmiş olur. Tabi bunu dinler misin, dinlemez misin onu da bilmiyorum.
Mart 17th, 2008 at 12:20 am
hep okumuş cahillerden korkmuşumdur.
bu adam Urfalıymış,aponun o dönemde arkadaşı olmasın,Necdet Sezer kendi gibi bir adamı bela etti çık çıkabilirsen işin içinden.
Mart 16th, 2008 at 11:56 pm
senin … abdurrahman yalcinkaya kavat
Mart 16th, 2008 at 11:56 pm
slm sen ne utanmaz serefsiz bi adammisin
Mart 16th, 2008 at 9:30 pm
şeriat özlemcileri için tabiki antidemokratik